Müziköğretmenleri için nota, altyapı, terim bilgisi, solfej bilgileri içeren kaynak. GİRİŞ. Üye Girişi; Nasıl Üye Olunur? 10 kasım 8 altyapı Merhaba, bizim okulda virüs gereği flüt yasaklandı. Uygulama yerine yazılı yaptı. (İşin komik tarafı şu, bize notalar ve porteden soracağım dedi, fakat İstiklâl Marşı'nın on kıtasını sordu. Bende bilmiyordum çoğunu, diğer sınıflar Atatürk Gençliğe Hitabesi ve İstiklâl Marşı'nın yazılı olduğu istiklalmarşı fon müziği. Şule Turan. istiklâl marşı fon. Din. Instagram. Ev Dekoru. TÜRKÇE SÖZLÜ MÜZİK. Çocuklar Için Sanat. Sanat Dersleri 20212022 Eğitim Öğretim Yılı Müzik 11. Sınıf Ünitelendirilmiş Yıllık Planı AY HAFTA DERS SAATİ ÜNİTE KONU KAZANIM KAZANIM AÇIKLAMASI ÖLÇME DEĞERLENDİRME ETKİNLİK YÖNTEM VE TEKNİKLER EYLÜL 1. Hafta: 6-10 Eylül 1. ÜNİTE Ses Ve Müzik İstiklal Marşı 11.A.1. İstiklâl Marşı’nı doğru ve etkili söyler. İstiklal Marşı (KOD: 160683797) İzmir Marşı (KOD: 144229227) Norm Ender – Mekanın Sahibi (KOD: 3508924579) Ezhel – Felaket (KOD: 2629288137) Aleyna Tilki – Yalnız Çiçek (KOD: 2485463699) Aleyna Tilki – Sen Olsan Bari (KOD: 963309326) Enes Batur – Dolunay (KOD: 4640166506) Aleyna Tilki – Cevapsız Çınlama (KOD: 631430785) Balkan Harbinde «vatan bizim canımız.» İstiklal Savaşında «izmir Marşı.» ismet Paşa devrinde «onuncu yıl marşı.» Menderes zamanında «hatırla sevgilim» şarkısı. Sonra birden «Plevne» moda oldu. Kurucu Meclis, Milli Birlik devrinde «Harbiye Marşı» milli marş oluyordu nerde ise, koalisyonda, «gittin o gidiş.» 7ZcD. Haberi yazan Ahmet Kandemir İstiklal Marşı playback yapılarak okunuyor. Millî Eğitim Bakanlığı Bayrak Törenleri Yönergesinde ?İstiklal Marşı'nın ilk iki kıtası, beden eğitimi öğretmeni veya görevli öğretmenin ?hazır ol? komutu ile birlikte varsa bando ya da usul ve makamına uygun olarak ses kayıt araçlarına kaydedilmiş sözlü/sözsüz müziği eşliğinde müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde törende hazır bulunanlar tarafından yüksek sesle söylenir.? Hükmü yer almaktadır. Bu hükümdeki ?sözlü/sözsüz müziği eşliğinde? ibaresinden hareketle okul idarecileri genelde sözlü olarak ses kayıt araçlarına kaydedilmiş İstiklal Marşı'nı tören esnasında hazır ol komutuyla birlikte yüksek sesle çalıştırmaktadır. Tabi törene katılan öğrencilerin İstiklal Marşı'nı söyleyip söylemedikleri yoksa playback mi yaptıkları belli bu durumu seçme nedeni düzgün bir tören yapılması ve töreni yönetecek beden eğitimi öğretmeni, müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmenin bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Bu durumun gelecekte İstiklal Marşı'nı doğru düzgün okuyamayan bir nesil yetiştireceği aşikârdır. Bir seslendirme cihazı tarafından sözlü olarak seslendirilen bir müzik parçasının katılımcılar tarafından söylenmesi yerinde olmayan bir uygulamadır. Bu yöntemle İstiklal Marşı'mızın söylenmesi de uygun değildir. Asıl olan seslendirilecek parçanın sözsüz müzik eşliğinde icra edilmesidir. Dolayısıyla yönergedeki ?sözlü/sözsüz müziği eşliğinde? ibaresinden ?sözlü? ibaresinin çıkartılması gerekmektedir. Youtube'dan takip etmek için tıklayınız –Kahraman Ordumuza- Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal… Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım, Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım, Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın, Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın, Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın. Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı, Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı, Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli, Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecdile bin secde eder, varsa taşım, Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım, O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal. Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal. Mehmet Akif Ersoy Koroyu yöneten kişiye şef adı verilir ve koroyu yönetme sırasında eserin temposunu, nüansları ve duygusunu şeften alırız. Aşağıdaki görsel ve videoları inceleyerek en doğru yönetme şekillerine bakabilirsiniz. İstiklal Marşının nasıl yönetilir? El hareketlerimiz aşağıdaki görseldeki gibi olmalıdır. El Hareketimiz İstiklal marşını seslendirirken dikkat edilmesi gereken kurallara BURADAN bakabilirsiniz. İstiklal marşının farklı bestelenmiş şekillerini incelemek için lütfen BURAYA bakınız. İstiklal marşını söylerken işaret dilini kullanmak istiyorsanız BURAYA bakmalısınız. Eğer İstiklal Marşını blokflüt ile çalmak istiyorsanız lütfen BURAYA bakınız. Yorum yaparak destek olabilirsiniz. Haberler > 98. Yıldönümünde İstiklal Marşı'nın Sözleri ve Yazılışı Hakkında Bilmeniz Gereken 12 Önemli Bilgi - 1513 - 0912 İstiklal Marşı sözleri her zaman içimizde muhteşem bir duygu ve heyecan Marşı'mız, yazarı Mehmet Akif Ersoy ve bestecisi Osman Zeki Üngör hakkında çok bilinmeyen birkaç hususu, İstiklal Marşı'nın kabul edildiği bugünde sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 98. yıl dönümünü kutluyor, Mehmet Akif Ersoy'u minnetle anıyoruz. 1. Nasıl karar verildi? Toplumda milli bilinci güçlendirmek, bağımsızlık coşkusunu artırmak ve aynı zamanda bağımsız bir devlet olmanın da gereği olduğu için bir milli marşa gerek duyuldu. 2. Kim önerdi? Milli marş yazılması için öneriyi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa İnönü verdi, öneriyi uygun bulan Milli Eğitim Bakanlığı “İstiklâl Marşı Yazma Yarışması” düzenlendi ve 500 lira ödül koydu. 3. Yarışmaya katılan şiirler Yarışmaya 724 adet şiir katılmış, bu 724 şiirden hiçbirisi İstiklal Marşı olmaya uygun görülmemiştir. 4. Mehmet Akif'in şiiri nasıl seçildi? 724 şiirin hiçbirisinin milli marş için uygun görülmemesine karşın Mehmet Akif Ersoy’un 'Kahraman Ordumuza' adlı şiiri mecliste okunmuş ve büyük beğeni toplamıştır. 12 Mart 1921 tarihli toplantıda bu şiir İstiklal Marşı olarak kabul edilmiştir. 5. Mehmet Akif Ersoy ve ödül Mehmet Akif, yarışmaya konan 500 liralık ödülü almamış, bu görevi ordu ve milletimiz adına yerine getirdiğini söylemiştir. 6. Milli marş nerede yazıldı? Mehmet Akif milli marşı Ankara'daki 'Taceddin Dergahı'nda' yazmıştır. Bu sürece tanık olan oğlu babasının milli marşı yazarken büyük ıstıraplar çektiğini, günlerce uyumadığını anılarını derlediği kitapta anlatmıştır. 7. Mehmet Akif Ersoy'un adı Mehmet Akif miladi 1873, hicri 1290 yılında doğmuştur. Babası Tahir Efendi 1290 yılında doğan oğluna ebcet hesabına göre 1290 eden kelime 'Ragîf'i isim olarak koymuştur. Fakat insanlar Ragîf adını yanlış telaffuz zannederek kendisini 'Akif' diye çağırmışlardır. 8. Mehmet Akif'in lakapları Mehmet Akif, 1908 Temmuz'unda sokağa fırlayan mitingcileri eleştirdiği için, “hürriyete düşman zavallı”, Halide Edip’in önerdiği Amerikan mandasına karşı çıktığı için, azınlıklar tarafından “ortaçağ kafalı tehlikeli adam”, Mısır’da entari giyip dolaşmak yerine ceket, pantolon ve frenk gömleği giydiği gerekçesiyle “Hıristiyan Âkif, gavur Âkif” olarak tanımlanıyordu. 9. Mısır'a neden gitti? Mehmet Akif hakkındaki iddialardan biri de, Âkif’in şapka giymemek için Mısır’a gittiğidir. Oysa, Mehmet Âkif’in Mısır’a gittiği yıllarda, şapka devrimi henüz yapılmamıştı ve Cumhuriyet Meclisi'nin milletvekilleri fes giymekteydi. 10. İlklerin insanı Osman Zeki Üngör Milli marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör, Osmanlı sarayında ilk Türk kemancısı olarak yetiştirilmiş olan müzisyendir. Birçok klasik batı müziği bestecisinin keman konçertolarını Türkiye'de çalan ilk Türk kemancıdır. 11. Osman Zeki Üngör'ün bestesi kaçıncı oldu? Yarışma seçici kurulu tarafından Osman Zeki Bey'in eseri beşinci sırada seçilmiştir. Ali Rıfat Bey’in alaturka usuldeki bestesi birinci seçilmiştir. 12. Ve beste değişiyor. İstiklal Marşı sözleri aynı zamanda tarihe tutulan da bir ışıktır. Ancak 1930 yılında Maarif Bakanlığı'nın resmi kurumlara gönderdiği bir genelge ile uygulamada değişiklik yapılmış ve o güne kadar Ali Rıfat Bey'in bestesi ile seslendirilen güfte, Osman Zeki Bey’in batı tarzı bestesi ile seslendirilmeye başlanmış ve devletin resmi marşı haline sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;O benimdir, o benim milletimindir kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, dağları, enginlere sığmam, afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, et gövdeni, dursun bu hayâsızca sana va’dettiği günler Hakk’ın…Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanıDüşün altındaki binlerce kefensiz şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanıVerme, dünyaları alsan da, bu cennet bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda,Etmesin tek vatanımdan beni dünyada senden, İlâhî, şudur ancak emeliDeğmesin mabedimin göğsüne namahrem ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım;O zaman yükselerek arşa değer belki sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi sana yok, ırkıma yok izmihlâlHakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl İstiklâl Marşı'nın yanlış okunuşuna çok üzülüyorum. Edebiyat-Türkçe öğretmenleri, koca koca spikerler, tiyatrocular dâhil, hatâsız okuyanı hemen hemen hiç görmedim. Bir gün okuyabilecek birisi de kalmayacak diye korkuyorum. Yaklaşık on beş yıldır ilkokul, ortaokul, lise seviyelerinde İstiklâl Marşı okuma yarışmaları tertipleniyor. Bu yönde bir alâka ve hassâsiyet yükselmesi oldu. Büyük ihtimalle iyi niyetlerle başlatılmış bu faaliyetler, çarpıtılmakta gecikmedi. Ciyak ciyak bağıran çocuklar, anlaması mümkün olmayan bir şiire hüngür hüngür ağlayan sabiler… Gerçek mânâyı vermekten fersahlarca uzak vurgular, tonlamalar, duraklamalar… Bin yıllık çamları deviren telaffuz hatâları…Üstelik ciyak ciyak bağırmaların, hüngür hüngür ağlamaların puan kazandırdığı bir yarış… Öyle ki ciyaklamadan, ağlamadan bu yarışmalarda derece kazanmak artık imkânsız hâle geldi. Nasıl böyle olmasın ki jürideki şahıslar da aslında marşın doğru okunuşunu bilmiyor. O zaman puan getirici unsur olarak gereksiz ve olağanüstü yapmacık feryatlar figanlardan başkası bunlara bir de slaytlar, video görüntüleri, küçük tiyatromsu sahneler ekleniyor. Velhasıl birinci gelmek için İstiklâl Marşı’nı doğru okumaktan başka her şey yapılıyor. Bunun da adına “İstiklâl Marşı okuma yarışması” deniyor. Bütün bu curcuna arasında akla en son gelen -aslında hiç gelmeyen- şey marşı doğru okumak oluyor. Maalesef ortada doğru okunmuş bir ses kaydı, bir örnek de yok ki dinlenilip yanlışlar çok üzülüyordum ve o kadar İstiklâl Marşı okuma yarışmalarına rağmen kimse devrilen çamların farkında değildi. Hatta yarışmalar yayıldıkça yanlışlar yayılıyordu. Korkmaya başladım, “doğrusu buharlaşıp gidecek” ve endişelerim beni örnek bir ses kaydına mecbûr etti. Hemen belirteyim ki ben bir spiker değilim. Ses ve diksiyon dersleri de almadım. Ama yılların şiir okuyucusu olarak belli bir hissiyâtım var. Yahya Kemâl'in "Benim dil hakkında ilmim yok, vehmim vardır" dediği gibi "vehmim var".İstiklâl Marşı'nı gücüm yettiğince hatâsız -veya az hatâlı- okumaya gayret ettim. Aşağıda ses kaydının linkini göreceksiniz. Merak eden Marşı okunur/okutulurken esas alınırsa faydadan hâlî olmaz BU YANLIŞLARA DİKKAT!İstiklâl Marşı okunurken birçok yanlış yapılıyor da bilhassa şu mısralara dikkat ediniz, ses kaydındakiyle aynı şekilde okumaya/okutmaya çalışınızO benimdir, o benim milletimindir mühim olan “Başkasının olamaz, sadece benim milletimindir” mânâsını vermektir. Bunun için ikinci “o benim”in “nim” hecesine aniden güçlü bir vuruş yapıp kalan kelimeleri, sesi yavaş yavaş kalınlaştırarak okumalı, mısra biterken ses en kalın noktasına gelmeli. Ses kaydına mürâcaatUlusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,Bu mısrada "Ulusun" kelimesi yanlış olarak "büyüksün, yücesin" mânâsına gelecek şekilde okunuyor. Oysa "ürsün, havlasın" mânâsında okunmalı. İzahı da "tek dişi kalmış canavar"dır. Eskiler canavar kelimesiyle daha çok kurdu kastederlerdi. Kurt da ulur, ürer. “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar, ürsün, havlasın dursun. Böyle bir îmânı boğması imkânsız.” “Boğmak” kelimesi de yaygın olarak kurdun koyunu öldürmesi mânâsında kullanılır. Bir delil de şiirin Osmanlıca aslında kelimenin son harfinin nun harfi olmasıdır اولوسون Bu haliyle 3. teklik kişidir. "O ürsün, ulusun"."Büyüksün, yücesin" mânasında olsaydı 2. teklik kişi olurdu. "Sen büyüksün, yücesin." Bu takdirde "Ulusun" kelimesinin son harfi nun değil kef yani nazal n olması gerekirdi اولوسوڭ Ama öyle değil, halde bu kelime "O ürsün, ulusun" mânâsındadır, öyle okunmalıdır. “Ulusun”un “lu” hecesi vurgulanırsa “büyüksün, yücesin” mânâsına gelir ki bu yanlış olandır. Doğru okuyuş “sun” hecesini vurgulayarak okumadır. Bu takdirde “O ürsün, havlasın” mânâsına gelir. Ses kaydına mürâcaatBir dostum anlattı Ortaokulda Türkçe öğretmenim tahtaya kaldırdı. İstiklâl Marşı’nın “Ulusun, korkma nasıl böyle bir îmânı boğar.” mısraındaki “Ulusun”un mânâsı nedir?” dedi. Ben de köyden gelmişim, “ulumak”ın bildiğim mânâsını söyledim “Ürsün, havlasın” demek, dedim. “Sıfır, otur!” musunuz, bir köy çocuğu anasından babasından duyduğu Türkçeyle Türkçe öğretmeninden daha iyi biliyor. İşte “vehm”in “ilm”e rüçhâniyeti…Verme, dünyâları alsan da, bu cennet mısraı okurken yapılan yanlış ise "Verme"den sonraki virgüle rağmen "dünyâları" kelimesinden sonra duraklamadır. "Verme dünyaları" diyor, bekliyor. O zaman mısrada şâirin demek istediğinin tam tersi bir mânâ çıkıyor. "Cennet vatanı verseler de sen dünyâları verme, vatanı değil dünyâları tercih et" Yuh demekten başka yol kalmıyor. Oysa şâir "Sana dünyâları verseler bile cennet vatanı verme, dünyâları değil, cennet vatanı tercih et." demek istiyor. Bahsettiğim yanlış okuyuşla şiir katlediliyor. Bazı okuyucular daha hafif bir hatâ yapıyorlar “Verme”den sonra duraklıyor, tamam. Ama “dünyâları” kelimesinin “rı” hecesine “bile” mânâsı verecek şekilde kuvvetli bir vuruş yapmaları gerekirken yapmıyorlar. Bu takdirde de mânâda büyük bir eksilme oluyor. Ses kaydını dinleyinizEtmesin tek vatanımdan beni dünyâda yanlış okunan mısrâlardan biri… Buradaki "tek" kelimesini "vatan"ın sıfatı gibi okuyorlar "Tek vatan"... Çok büyük yanlış!!! İlk bakışta mânâya da muvâfık gibi görünüyor ama kazın ayağı öyle değil. Buradaki "tek", bir zamanlar çok canlı ve yaygın kullanılan "yeter ki" mânâsında bir edattır. Şu cümlelerde olduğu gibi "Varsın takdir alma, tek sınıfını geç de..." "Sakat kalırsa kalsın, tek çocuğum yaşasın." Buradaki "tek"ler "yeter ki" mânâsındadır. Doğru okumak için vatanla birlikte değil "Etmesin"le birlikte okumalıdır. "Etmesin tek"... Ve "Etmesin tek" dedikten sonra kısacık bir es vermeli ki “etmesin”le birlikte olduğu hissedilsin. Bir evvelki mısra “tek”in söylediğim mânâsına hazırlıyor zaten. “Allah, cânı, cânânı, bütün varımı/varlığımı alsın; tek yeter ki beni vatanımdan ayırmasın.” Ses kaydında doğrusu senden, İlâhî, şudur ancak emeli…Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım,Bu mısralardaki “ilâhî” kelimesi Allah’a bir hitaptır ve ilk hece vurgulanarak yalvarır şekilde okunmalıdır. Yanlış olarak ortadaki “lâ” hecesini vurgulayarak okuyanları çok olmazsa bu mısrâlar üzerinden anlatılan hususlara -ses kaydıyla karşılaştırarak- dikkat edersek büyük yanlışlardan kurtulmuş kaydıyla alâkalı not Yukarıda da söylediğim gibi ben bir ses ve tiyatro sanatçısı değilim. Ben bir “güzel okuma örneği” değil, “doğru okuma örneği” verdim. Güzel şiir okumada bir iddiam da yok. “Güzel okuma”nın şartlarından biri elbette “doğru okuma”dır ama her “doğru okuyuş”, “güzel” olmayabilir. “Güzel okuma”nın “doğru okuma”dan başka husûsiyetleri de vardır ve bunların birçoğu Allah vergisi hasletlerle alâkalıdır. Çalışarak doğru okunabilir ama güzel okumak için çalışmak ait işlerin kusursuz olmadığının da yazı toplam 43755 defa okunmuştur.

istiklal marşı müzik defterine nasıl yazılır