Hucurât suresi 11 ve 12. ayetler; Enbiyâ suresi 37. ayet; Mâide suresi 41 ve 42. ayetler; İbrahim suresi 34. ayet; Hûd suresi 113. ayet. Verilen ayetleri bir Kur’an-ı Kerim mealinden bulunuz. Ayetlerde insanın hangi olumlu ve olumsuz niteliklerinden bahsedildiğini belirleyerek arkadaşlarınızla paylaşınız.
1 Köleliği yasaklamıyor. (Bakara: 177-221), (Nisa: ), (Maide: 89), (Tevbe: 60), (Nahl: 71-75), (Muminun: 5-6), (Nur: 33-58), (Ahzab: 26-50-52-55),
ENBİYÂSURESİ 37. ayet meali karşılaştırmalı oku, ENBİYÂ SURESİ 37. ayet ne anlama geliyor 40dan fazla hocanın meallerini oku
gibi o da bize bir ayet getirsin.” dediler. 6. Bunlardan önce helak ettiğimiz hiçbir şehir iman etmemişti; şimdi bunlar mı iman edecekler?! Yani, onlar mucizeleri görmelerine rağmen iman etmemiştiler. 7. Senden önce de, ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekler gönderdik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehlinden
1 Yâsîn. 2. Hikmetli Kur'anın hakkı için 3. Emîn ol ki sen o risaletle gönderilen Peygamberlerdensin 4. Bir sıratı müstakîm üzerindesin 5. Tenziliyle o azîz rahîmin 6. İnzar edesin: vehameti haber veresin diye bir kavme babalar inzar edilmedi de haberleri de yok gafiller 7.
35 ayet. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ۗ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً ۖ وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ. Diğer ayetlerdeki anlamını görmek için kelime köküne tıklayın. Herkes, ölümü tadacak ve sizi, bir sınama ola
2Z4tbJH. ❬ Önceki Sonraki ❭ خُلِقَ ٱلْإِنسَٰنُ مِنْ عَجَلٍ ۚ سَأُو۟رِيكُمْ ءَايَٰتِى فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ Hulikal insânu min acelacelin, seurîkum âyâtî fe lâ testa’cilûntesta’cilûni. İnsan çok aceleci tez canlı yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin. Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan çok aceleci tez canlı yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin. Diyanet Vakfı İnsan, aceleci bir tabiatta yaratılmıştır. Size âyetlerimi göstereceğim; benden acele istemeyin. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş İnsan aceleci olarak yaratılmıştır; ama yarın ben onlara delillerimi göstereceğim; şimdi siz acele etmeyin! Elmalılı Hamdi Yazır İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size yakında azaba dair alametlerimi göstereceğim. Şimdi siz acele etmeyin. Ali Fikri Yavuz İnsanda acelecilik yaratıldı. Yakında size azaba dair alâmetlerimi göstereceğim. Şimdi siz acele etmeyin. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal İnsan aceleden yaratıldı, yarın ben onlara âyetlerimi göstereceğim şimdi siz acele etmeyin Fizilal-il Kuran İnsanın yaratılışında acelecilik» mayası vardır. Size ayetlerimi, mucizelerimi yakında göstereceğim; biraz sabırlı olunuz. Hasan Basri Çantay İnsan lar sanki aceleden yaratılmış. Size âyetlerimi göstereceğim. Benden onu acele istemeyin! İbni Kesir İnsan aceleden yaratılmıştır. Size ayetlerimi göstereceğim. Ama o kadar çabuk istemeyin. Ömer Nasuhi Bilmen İnsan aceleden yaratılmıştır. Size yakında âyetlerimi göstereceğim, artık isti´câlde bulunmayın. Tefhim-ul Kuran İnsan aceleden aceleci olarak yaratıldı. Size ayetlerimi yakında göstereceğim. Şimdi hemen acele etmeyin.
21-ENBİYÂ 37. Ayet خُلِقَ الْإِنسَانُ مِنْ عَجَلٍ سَأُرِيكُمْ آيَاتِي فَلَا تَسْتَعْجِلُونِ Hulikal insânu min acelin, se urîkum âyâtî fe lâ testa’cilûni. Bayraktar Bayraklı İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Âyetlerimi yakında size göstereceğim, artık onların çabuk gelmesini istemeyiniz. Edip Yüksel İnsanlar aceleci olarak yaratılmıştır. Size ayetlerimi işaretlerimi göstereceğim; acele etmeyin. Erhan Aktaş İnsan aceleden Size, günü gelince âyetlerimi2 göstereceğim. Acele etmemi istemeyin. 1- Yaradılışında acelecilik vardır. Tez canlıdır. Sabırsızdır. 2- Nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı, azabımı. Muhammed Esed İnsan tezcanlı bir yaratıktır; fakat yakında mesajlarımın işaret ettiği gerçeği size göstereceğim; şimdi bunu Benden acele istemeyin! Mustafa İslamoğlu İnsanoğlu aceleci bir yaratılışa sahiptir; zamanı gelince size mesajlarımı gerçek olduğunu göstereceğim; dolayısıyla acele etmenize hiç gerek yok. Süleyman Ateş İnsanın tabiatinde acelecilik vardır. Öye acelecidir ki, sanki İnsan aceleden yaratılmıştır. Durun, Size âyetlerimi göstereceğim, benden acele istemeyin. Süleymaniye Vakfı İnsan aceleci bir yapıda yaratılmıştır. Siz acele etmeyin; size âyetlerimi göstereceğim[*]. [*] Bkz. Fussilet 41/53 Yaşar Nuri Öztürk İnsan, aceleden yaratılmıştır. Ayetlerimi size göstereceğim. Benden acele istemeyin!
Meal Ayet Arapça وَاِذَا رَاٰكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًاۜ اَهٰذَا الَّذ۪ي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْۚ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ Türkçe Okunuşu * Ve-iżâ raâke-lleżîne keferû in yetteḣiżûneke illâ huzuven ehâżâ-lleżî yeżkuru âlihetekum vehum biżikri-rrahmâni hum kâfirûne 1. Ömer Çelik Meali Kâfirler seni her gördükleri zaman “İlâhlarınızı diline dolayan adam bu mu?” diyerek seninle alay ediyorlar. Halbuki onlar, kendilerini merhametiyle sarıp sarmalayan Rahmân’ın anılmasına dayanamıyor, O’nun kitabını inkâr ediyorlar. 2. Diyanet Vakfı Meali Resûlüm! Kâfirler seni gördükleri zaman Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?» diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir. 3. Diyanet İşleri Eski Meali İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?" derler ve Rahman'ın Kitabını işte onlar inkar ederler. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. “Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve "İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali O küfredenler seni gördükleri vakıt da seni alaya tutuyorlar, bu mu ilâhlarınızı anıp duran diyorlar, halbuki onlar hep rahmânın zikrine küfrediyorlar 7. Hasan Basri Çantay Meali O küfr ü inkâr edenler seni gördükleri zaman, seni istihza mevzuu ndan başka bir şey edinmezler Sizin Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?» derler. Halbuki çok esirgeyici Allahın indirdiği Kur'ânı inkâr ile kâfir olanlar onlardır, onların kendileridir. 8. Hayrat Neşriyat Meali Habîbim, yâ Muhammed! İnkâr edenler ise seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alırlar. “İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?” derler. Hâlbuki onlar, Rahmân'ın Kitâbı'nı inkâr edenlerin ta kendileridir. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Ey Rasûlüm, O inkâr edenler, seni gördükleri zaman da seni alaya alıyorlar ve “- Bu mu, ilâhlarınızı ayıblayıp duran?” diyorlar. Halbuki onlar, Rahmân'ın Kur'an'ını inkâr ediyorlar. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve kâfir olanlar seni gördükleri zaman, seni ancak istihzâya alarak Bu mu sizin ilâhlarınıza atıp duran?» derler. Halbuki, onlar Rahmân zikredilince onlar hep O'nu inkâr edicilerdir. 11. Ümit Şimşek Meali İnkâr edenler seni gördüklerinde alaya alırlar, “Tanrılarınızı diline dolayan adam bu mu?” diye. Rahmân'ın anılmasına karşı ise onlar kâfir kesilirler. 12. Yusuf Ali English Meali When the Unbelievers see thee, they treat thee not except with ridicule. "Is this," they say, "the one who talks of your gods?" and they blaspheme at the mention of Allah Most Gracious! Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Enbiyâ Sûresi 36. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
لَوْ كَانَ فِيهِمَا آلِهَةٌ إِلَّا اللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûnyasıfûne. lev eğer, ise kâne oldu fî-himâ ikisinde vardır âlihetun ilâhlar illâllâhu illâ allâhu Allah'tan başka le fesedetâ ikisi fesada uğradı fe o zaman, böylece subhânallâhi subhâne allâhi Allah rabbi el arşi arşın Rabbi ammâ an mâ onlardan o şeylerden yasıfûne vasıflandırırlar Abdulbaki Gölpınarlı Gökte ve yerde, Allah'tan başka bir mâbut daha olsaydı gök de bozulup mahvolurdu, yer de. Şüphe yok ki arşın Rabbi Allah, onların söyledikleri şeylerden yücedir, münezzehtir. Abdullah Parlıyan Göklerde ve yerde Allah'tan başka tapılacaklar bulunsaydı, gökler ve yerler karmakarışık olup, düzeni bozulurdu. Şüphe yok ki, arşın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları herşeyin ötesinde ve üstündedir. Adem Uğur Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, bunların nizamı kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Ahmed Hulusi Eğer o ikisinde semâlar ve arz Allâh'tan başka tanrılar olsaydı, elbette o ikisi de düzenini yitirirdi! Arş'ın Rabbi Allâh, onların vasıflamalarından münezzehtir. Ahmet Tekin Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, yer ve göklerin nizamı, düzeni, dengesi bozulurdu. Arş’ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının Rabbi olan Allah onların yakıştırdığı sıfatlardan münezzehtir. Ahmet Varol O ikisinde [4] Allah'tan başka ilahlar olsaydı ikisi de bozulup giderdi. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendirmelerinden münezzehtir. Ali Bulaç Eğer her ikisinde gökte ve yerde Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, elbette, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. Ali Fikri Yavuz Eğer yer ile gökte Allah’dan başka ilâhlar olsaydı, bunların ikisi de muhakkak fesada uğrar, yok olurdu. O halde, Arş’ın Rabbi olan Allah, onların vasfetmekte oldukları şeylerden bütün noksanlıklardan berî ve yücedir. Ali Ünal Oysa Allah’tan başka göklerde ve yerde ilâhlar bulunmuş olsaydı, onlardaki denge ve düzen bozulur, her şey karmakarışık olurdu. Öyleyse, Arş’ın Rabbi olan gökleri ve yeri yaratıp onları mutlak idaresi altında tutan Allah, Kendisiyle ilgili olarak uydurdukları, kâinatın tedbir ve idaresinde ortakları bulunmak gibi her türlü nitelemeden mutlak manâda uzaktır. Bayraktar Bayraklı Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki arşın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır. Bekir Sadak Eger yerle gokte Allah'tan baska tanrilar olsaydi, ikisi de bozulurdu. Arsin Rabbi olan Allah, onlarin vasiflandirdiklarindan munezzehtir. Celal Yıldırım Eğer gökte ve yerde Allah'tan başka ilâhlar olsaydı gökle yerin düzeni bozulup altüst olurdu. Arş'ın Rabbı olan Allah onların vasıflandırdıkları şeylerden münezzehtir. Cemal Külünkoğlu Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, kesinlikle göklerin ve yerin düzeni bozulurdu. Demek ki, Arş'ın Rabbi olan Allah, onların nitelemelerinden uzaktır, yücedir. Diyanet İşleri eski Eğer yerle gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıklarından münezzehtir. Diyanet Vakfi Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, bunların nizamı kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Edip Yüksel O ikisinde gökler ve yerde ALLAH’tan başka tanrılar olsaydı ikisi de kaosa girecekti. Mutlak otoritenin sahibi ALLAH onların nitelemelerinden çok yücedir. Elmalılı Hamdi Yazır Yerde Gökte Allahtan başka ilâhlar olsa idi ikisi de fâsid olmuş gitmişti, rabbın o arşın rabbı Allah münezzeh sübhandır onların isnad ettikleri vasıflardan Erhan Aktaş Eğer ikisinde1 de Allah’tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de kesinlikle fesada uğrardı. Arşın Rabb’i olan Allah, onların niteledikleri şeylerden 1- Göklerde ve yerde. 2- Allah’a ait nitelikler hiçbir varlıkta yoktur. Gültekin Onan Eğer her ikisinde gökte ve yerde Tanrı'nın dışında tanrılar olsaydı, elbette, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın rabbi olan Tanrı onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. Hakkı Yılmaz Eğer yer ile gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, bunların ikisi de kesinlikle kargaşa içinde olurdu/düzenleri bozulurdu. O hâlde en büyük tahtın Rabbi olan Allah, onların nitelemekte oldukları şeylerden arınıktır. Harun Yıldırım Eğer yerde ve gökte Allah'tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, bunların nizamı kesinlikle bozulup gitmişti. Demek ki Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir. Hasan Basri Çantay Eğer her ikisinde Allahdan başka Tanrılar olsaydı onların ikisi de muhakkak ki harab olup gitmişdi. Demek, arşın Rabbi olan Allah, onların vasf ve isnâd edegeldikleri şeylerden yücedir, münezzehdir. Hayrat Neşriyat Eğer o ikisinde yerde ve gökte Allah’dan başka ilâhlar bulunsaydı, elbette o ikisive onlarda görünen şu intizam fesâda uğrardı bozulup giderdi. Öyle ise, arşın Rabbi olan Allah, onların isnâd etmekte oldukları vasıflardan münezzehtir. İbni Kesir Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka tanrılar olsaydı; bunların ikisi de muhakkak bozulup gitmişti. Arş'ın Rabbı olan Allah; onların nitelendirdiklerinden münezzehtir. İskender Evrenosoğlu Eğer ikisinde de semada ve arzda, Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de yer de, gök de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi Allah, onların vasıflandırdığı isnat ettikleri şeylerden münezzehtir. Kadri Çelik Eğer her ikisinde gökte ve yerde Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti. Egemenlik tahtının Rabbi olan Allah, onların nitelendirdikleri şeylerden yücedir. Mehmet Ali Eroğlu Nasıl yani, gökte ve yerde her ikisinin arasında Allah'tan başka ilahlar olsaydı eğer, Bozulup gitmişti her ikisi de. Arşın Rabbi olan Allah, nitelendirdiklerinden yücedir. Mehmet Okuyan O ikisinde yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar bulunsaydı, düzenleri elbette bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların yakıştırdıkları şeylerden yücedir. Muhammed Celal Şems Eğer gök ve yerin ikisinde Allah’tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de altüst olurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların söylediklerinden pak ve yücedir. Muhammed Esed oysa, anlamıyorlar ki, göklerde ve yerde Allah'tan başka tanrılar olsaydı, bu iki alem de kargaşalık içinde yıkılıp giderdi! Bunun içindir ki, O mutlak hükümranlık tahtının Efendisi, O sınırsız kudret ve yücelik sahibi Allah, insanların tanımlama ve tasvir yoluyla kendisine yakıştırdığı her şeyin ötesinde, her şeyin üstündedir! Mustafa Çevik 22-23 Şayet göklerde ve yerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı, göklerin ve yerin düzeni bozulur, kargaşa içinde yıkılır giderdi. Göklerin ve yerin Rabbi yalnızca Allah’tır. Yarattıkları üzerinde hüküm koyma ve hükümdarlık yetkisi de yalnızca O’na aittir, gerçek ve tek ilah O’dur Allah müşriklerin yakıştırmalarından münezzeh ve yücedir. Allah yaptıklarından ve yapacaklarından sorgulanamaz, O’nun dışındakiler ise Allah tarafından sorgulanacaktır. Mustafa İslamoğlu Eğer göklerde ve yerde Allah'tan başka ilahlar olsaydı, gökler ve yer kaos içinde mahvolurdu işte bu nedenle O her şeyden yüce olan Allah, O mutlak otorite sahibi, onların yakıştırdıkları her şeyin ötesindedir. Ömer Nasuhi Bilmen Eğer o ikisinde gökler ile yerde Allah'tan başka ilâhlar olsa idi elbette ikisi de fesada uğramış olurdu. Binaenaleyh Arş'ın rabbi olan Allah Teâlâ, onların vasfettikleri şeylerden münezzehtir. Ömer Öngüt Yerde ve gökte eğer Allah'tan başka ilâh bulunmuş olsaydı, ikisi de bozulup giderdi. Arşın Rabbi olan Allah onların vasıflandırdıkları şeylerden münezzehtir. Şaban Piriş Oysa yerde ve gökte Allah’tan başka ilahlar olsaydı, yer de gök de bozulup giderdi. Hükümranlığın sahibi olan Allah, onların nitelemelerinden çok yücedir. Sadık Türkmen Eğer gökte ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, bu iki alem de bozulup gitmişti. Arş’ın sahibi Allah onların yanlış nitelendirmelerinden yücedir! Seyyid Kutub Eğer yerde ve gökte Allah'dan başka ilahlar olsaydı yerin ve göğün düzeni altüst olurdu. Arş'ın rabbi olan Allah, o müşriklerin asılsız yakıştırmalarından münezzehtir. Suat Yıldırım Halbuki gökte ve yerde, Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu. Demek ki o yüce arş ve hükümranlığın sahibi Allah, onların zanlarından, onların Allah’a reva gördükleri vasıflardan münezzehtir, yücedir! Süleyman Ateş Eğer yerde, gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de yer de, gök de bozulup gitmişti. Arş'ın sâhibi Allâh, onların nitelendirmelerinden yücemünezzehdir. Süleymaniye Vakfı Göklerde ve yerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Bütün yönetimin arşın Sahibi[*] olan Allah, onların nitelemelerinden uzaktır. [*] Rabbi Tefhim-ul Kuran Eğer her ikisinde gökte ve yerde Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, hiç tartışmasız, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir. Ümit Şimşek Eğer gökte ve yerde Allah'tan başka tanrılar olsaydı, ikisinde de düzen kalmazdı. Arş'ın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdığı şeylerden uzaktır. Yaşar Nuri Öztürk Eğer, yerde gökte Allah'tan başka tanrılar olsaydı, o ikisi de mutlaka fesada uğrardı. Arşın Rabbi o Allah, onların nitelendirmelerinden yücedir, uzaktır. En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz.
❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio وَٱقْتَرَبَ ٱلْوَعْدُ ٱلْحَقُّ فَإِذَا هِىَ شَٰخِصَةٌ أَبْصَٰرُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يَٰوَيْلَنَا قَدْ كُنَّا فِى غَفْلَةٍ مِّنْ هَٰذَا بَلْ كُنَّا ظَٰلِمِينَ Vakterabel va’dul hakku fe izâ hiye şahısatun ebsârullezîne keferû, yâ veylenâ kad kunnâ fî gafletin min hâzâ bel kunnâ zâlimînzâlimîne. Gerçek vaad kıyametin kopması yaklaşır, bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz” derler. Türkçesi Kökü Arapçası ve yaklaşır ق ر ب وَاقْتَرَبَ va’d و ع د الْوَعْدُ gerçek ح ق ق الْحَقُّ birden فَإِذَا o هِيَ donup kalır ش خ ص شَاخِصَةٌ gözleri ب ص ر أَبْصَارُ kimselerin الَّذِينَ inkar edenlerin ك ف ر كَفَرُوا vah bize يَا وَيْلَنَا gerçekten قَدْ biz idik ك و ن كُنَّا içinde فِي gaflet غ ف ل غَفْلَةٍ مِنْ bundan هَٰذَا meğer بَلْ biz ك و ن كُنَّا zulmediyormuşuz ظ ل م ظَالِمِينَ Diyanet İşleri Başkanlığı Gerçek vaad kıyametin kopması yaklaşır, bir de bakarsın inkâr edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır. “Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gafildik. Hatta biz zalim kimselermişiz” derler. Diyanet Vakfı Ve gerçek vaad ölüm, kıyamet yaklaşınca, birden, inkâr edenlerin gözleri donakalır! Yazıklar olsun bize! derler, gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz; hatta biz zalim kimselermişiz.» Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş ve gerçek va´d yaklaştığı vakit, işte o zaman o küfredenlerin gözleri belerecek bir noktaya dikilip kalacak Eyvah bizlere, biz bundan gaflet ettik! Hayır, kendimize zulmetmiş olduk!» diyecekler. Elmalılı Hamdi Yazır Ve gerçek vaad yaklaştığında, işte o zaman kâfir olanların gözleri beleriverir. Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik.» derler. Ali Fikri Yavuz Ve hak olan vaad kıyamet yaklaştığı vakit, işte o zaman, kâfir olanların gözleri hemen dikilecek “- Vah bizlere! Biz bundan gaflet ettik, doğrusu kendimize zulmetmiş olduk.” diyecekler. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal ve hak va´d yaklaştığı vakıt, o zaman işte o küfredenlerin derhal gözleri belerecek eyvah bizlere biz bundan gaflet ettik, hayır kendimize zulmetmiş olduk» diyecekler Fizilal-il Kuran Gerçek vaadin kıyamet gününün eşiğine gelindiğinde kâfirlerin bakışları dehşetten donakalır ve Eyvah halimize! Biz bu anın geleceğinden gafil yaşadık, biz gerçekten zalimlerden olduk» derler. Hasan Basri Çantay 96-97 Nihayet Ye´cûc ve Me´cûc un seddi açılıb da her tepeden saldıracakları ve gerçek va´d olan kıyamet yaklaşdığı vakit, işte o zaman o küfr ve inkâr edenlerin gözleri hemen belirib kalacak, Eyvah bizlere! Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik. Hayır, biz zaalim kimselerdik» diyecekler. İbni Kesir Ve gerçek vaad yaklaştığı zaman; o küfredenlerin gözleri belerip kalır Vah bize, bundan önce gaflet içindeydik, biz gerçekten zalimler idik. Ömer Nasuhi Bilmen Ve doğru olan vaad Kıyamet günü yaklaştığı zaman, artık kâfirlerin gözleri muzdarip bir hale gelecek, ve diyeceklerdir ki Eyvah bizlere! Biz bundan gaflette bulunmuş olduk. Hayır. Biz zalimler olduk.» Tefhim-ul Kuran Gerçek olan va´d yaklaşmıştır, işte o zaman, küfre sapanların gözleri yuvalarından fırlayacak Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik, hayır, bizler zulme sapmıştık» diyecekler.
enbiyâ suresi 37 ayet meali