Q9ovN. Bu yazıdaki belirtiler, bazı başka problemlerden dolayı da kaynaklanabilir. Ancak bahsedilen bu belirtileri düzenli olarak deneyimliyorsanız, gerekli olan kontrolleri yaptırmanız için bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz. Bu şekilde doğru teşhisi ve tedaviyi kendinize kesesi, karaciğerin altında bulunan küçük bir organdır. Asıl görevi ise, yağların parçalanmasına yardımcı olan safrayı salgılamaktır. Bazen safra kesesinde çeşitli problemler görülebilir. Safra kesesi problemleri ve 6 belirtisini öğrenmek için okumaya devam edin!Safra Kesesi Problemleri ve 6 BelirtisiSafra kesesi safra salgılayarak, bağırsakta tutulan bazı atıkların parçalanmasına yardımcı olur. Bunlarla birlikte, bu organın işleyişinde bazı sorunlar da ortaya çıkabilir. Bazen, bu organın kanallarında birtakım maddeler vücut tarafından tutulabilir ve bu nedenle safra geçişini engelleyen etkenler ortaya olarak, bu belirtilere zamanında yeterli dikkati göstermezseniz eğer, yaşam kalitenizi güçlü bir şekilde etkileyebilecek bir dizi semptom oluşabilir. Bu yüzden, bu belirtilerin kendilerini nasıl gösterdiklerini bilmek oldukça önemlidir. Bu belirtileri düzgün bir şekilde tanımladıktan sonra, gerekli tedaviyi almak için bir doktora görünmenizi kesinlikle tavsiye ise, safra kesesi problemleri belirtilerini sizinle İltihap ve gazSafra keseci sindirim sürecinde rol alır. Bu organ, yağların parçalanmasını sağlayan bir maddenin salınımını kanallarında safra geçişini zorlaştıran engeller olduğunda, sindirim daha zor hale gelir. Daha sonrasında ise, iltihaplanma ve bağırsak gazı gibi semptomlar kendini gösterir. Bu durum, atık maddelerin birikmesinde kaynaklanmaktadır. Atılma işlemi en iyi şekilde gerçekleşmediğinde bu gaz fermente olur ve vücudunuzda bir rahatsızlık hissi Ağrı ve karında ağırlık hissiDaha önceki sindirim rahatsızlıklarına eklendiği takdirde, safra kesesinden kaynaklanan sorunlar karın ağrısına ve ağırlık hissine neden olur. Bazen sırtınızın sağ tarafına kadar uzanan bu ağrı, sindirim sisteminizin zayıf olmasından kaynaklanan enflamatuvar dengesizlikler nedeniyle kendini gösterir. Ağrı, genellikle aniden ortaya çıkar ve yaklaşık 15 dakika boyunca sürer. Ardından, 12 ile 15 saat boyunca ortadan kaybolur ve sonrasında yeniden ortaya çıkar. Bu belirtileri yaşıyorsanız mutlaka tıbbi yardım alıp bu sorunu analiz ettirmeniz gerekmektedir. Çünkü bu problem, aynı zamanda safra taşının bir habercisi de Bulantı ve baş dönmesiMide bulantısısafra kesesi problemleri nedeniyle de oluşabileceğini aklınızdan nedeni ise, yağların sindirilmesi sürecinde safra sularının kullanılamamasıdır. Bu durum da bağırsak ve kandaki atık maddelerin oranını ek olarak, safranızda safra taşları da varsa, midenizde bulantıya ve hatta kusmanıza neden olabilecek bir basınç Kötü kokan nefesKötü kokan nefesin, bakteriyel enfeksiyonlardan veya zayıf hijyen alışkanlıklarından kaynaklanabileceğini birlikte, bu durum kendini tekrarlayan ve kontrol edilmesi zor bir hale geldiğinde, karaciğer ve safra kesesinin işlevlerinde zorluklar meydana ağzınızda metalik bir tat oluşabilir ve hoş olmayan bir koku ile birlikte kendinizi rahatsızlık hissedebilirsiniz. Bu problemin nedeni, toksinlerin birikmesi veya safra sıvısının üretiminin düşüklüğü İştahsızlıksafra kesesinin arızalanmasıyla bağlantılı olan sindirim problemleri nedeniyle de yaygın olarak görülebilir. Birkaç gün süren iştahsızlık hissi, taş oluşumuna bağlı olarak safra kanallarının iltihaplandığı veya engellendiğini gösteriyor olabilir. Bu sorun ilerledikçe, hasta olan kişi iltihaplanma ve doymuşluk hissi yaşar. 6. SarılıkDeriniz veya gözlerinizdeki beyaz bölgeler sarımtırak bir renk tonuna dönmüş ise, bu durumun sarılıktan kaynaklandığını belirlemesi için mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Bu durum, safra kesesinde safra birikmesinden dolayı kaynaklanır ve bazen safrada taş oluşmasına da neden olabilir. Bu madde, vücudun çeşitli hücrelerine ve dokularına ulaşarak kan dolaşımından geçebilir. Sarılık, tıbbi olarak tedavi edilmesi gereken tehlikeli bir sağlık problemidir. Bu yazıda bahsettiğimiz belirtileri siz de yaşıyor musunuz? Bu belirtilerin iki tanesinden fazlasına sahip misiniz? Eğer öyleyse, bu organınızdaki problemleri saptamanıza yardımcı olacak testleri yaptırmak için bir doktora pozitif çıkarsa, uzmanınız tarafından öngörülen tedavi ile birlikte yaşam alışkanlıklarınızı geliştirmeniz gerektiğini de ek olarak, hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmanız da oldukça önemlidir. Her şeyden önce, yeterli oranda yağ, şeker ve kalori ile kontrol edilen dengeli bir diyete sahip olmanız ve safra kesesi, toksinlerden arınmak ve düzgün bir şekilde çalışmak için temizlenmeye ihtiyaç duyar. Karaciğerinizi ve safra kesenizi doğal yollarla nasıl temizleyeceğinizi mutlaka çekebilir ... Anasayfa > Safra kesesi hastaları ile ilgili hemen her şey 1751 Safra Safra, karaciğerde üretilerek oniki bağırsağa dökülen bir salgıdır. Bu salgı aracılığı ile bazı maddelerin vücuttan atılması sağlanırken, bazı yağda eriyen vitaminlerin ve yağların vücutta emilmesinde fonksiyonları mevcuttur. Günlük ortalama 600 ml civarında safra üretilir. Safra kesesi armut şeklinde karaciğerin alt yüzüne yapışık halde bulunur, sistik kanal adını verdiğimiz bir kanal ile ana safra kanallarına bağlanır. Safra kesesinin başlıca görevi; karaciğerin ürettiği safranın bir kısmını özellikle açlık dönemlerinde depolamak, yoğunlaştırmak ve sindirim sırasında yeniden bağırsağa salgılanmaktır. Safra kesesi yaklaşık 50 ml hacmindedir. Safrayı 10 katına kadar yoğunlaştırabilir. Mideye gıda gelişini takiben kasılarak yarım saat içinde içeriğinin yarıdan çoğunu bağırsağa boşaltır. Karaciğer ürettiği safranın bir kısmını da, safra kesesine ihtiyaç duymaksızın, doğrudan bağırsağa gönderebilir. Safra kesesi yokluğunda safranın tamamı ana safra kanalı aracılığıyla bağırsağa iletilebilir. Bu nedenle safra kesesi yaşam için vazgeçilmez bir organ değildir. İltihap halinde çıkartılması gerektiğinde işleyişte hayati bir noksanlık yaratmaz. Safra Kesesi Taşı Niye Olur? Karaciğer tarafından üretilen safranın bir kısmı özellikle açlık anında safra kesesinde depolanır. Safra yı oluşturan ana bileşenler kolesterol, lesitin, bilirubin, kalsiyum dur. Safrayı oluşturan bu maddeler arasında normal şartlarda bir denge mevcuttur. Bu dengenin bozulması durumunda safra taşları ve çamuru oluşmaktadır. Ortamdaki çözünürlük azalır ve sıvı içerik aşırı derecede yoğunlaşır. Atılması gereken bazı maddeler kristalleşerek çöker ve tortu oluşturur. Çöken kolesterol kristalleri veya kalsiyumlu tanecikler safra kesesi duvarından salgılanan jelatinöz madde ile birleşerek safra çamurunu meydana getirir. Uzun süren açlık dönemleri safra çamuru oluşumunu artırır. Safra kesesinin kasılıp gevşeme fonksiyonunun ve duvar iç yüzünden salgı fonksiyonunun bozulması taşa zemin hazırlar. Zamanla daha sert bir çekirdek oluşur ve safra taşı haline gelir. Safra taşları için ailesel bir yatkınlık söz konusu olabilir. Fazla kilolularda, kırklı yaşlarda, kadınlarda ve çok doğum yapmışlarda safra taşları daha sık görülür. Safra taşlarının kişiye rahatsızlık vermesi ve şikayetlere yol açması için kanal ağzında tıkanma yapması veya iç duvarda harabiyet yapacak büyüklüğe erişmesi gerekir. Safra taşının oluşumunu hızlandıran faktörler de mevcuttu, bunlardan bazıları mideye yönelik operasyon geçiren hastalar, obezite, morbid obezite nedeni ile bypass ameliyatları yapılmış hastalar, vagus sinirinin zedelenmesi sonrası, geniş ince barsak rezeksiyonlarından sonra … Safra kesesi iltihabı kolesistit Safra kesesi iltihabı akut ve kronik olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkabilir. Her ikisinde de safra kesesi iltihabı genellikle safra kesesi kanalının tıkanması sonucu gelişir. Kese içinde oluşan taş veya çamur safra kesesi kanalı ağzına oturur ve safra kesesinin içindeki safranın boşalmasına izin vermez. Safra kesesi şişer gerilir. Kese duvarında ödem gelişir ve kanlanması bozulmaya başlar. Bozulmanın giderek çürüme ve delinmeye kadar ilerlemesi mümkündür. Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi karın özellikle sağ üst tarafında ağrıdır. Genellikle yemeklerden sonra olur. Ağrının sırta ve omuza doğru vurması tipik özelliğidir. Ağrıya sıklıkla bulantı, şişkinlik hazımsızlık, bazen de yanma, ekşime, gibi şikayetler eşlik edebilir. Kimlere Safra Kesesi Ameliyatı Gerekir? Safra kese sorunlarında hastalarda genel olarak şişkinlik, hazımsızlık, yağlı yemeklere tahammülsüzlük, yemeklerden sonra bulantı gibi dispeptik yakınmaları olur ve sağ üst tarafta karın ağrısı olur. Bu hastalarda ultrasonografide safra kesesinde taş, çamur, iltihap saptanması durumunda kapalı safra kesesi ameliyatı yapılmalıdır. Akut veya kronik kolesistit atağı safra kesesi iltihabı geçirmiş olan taşlı safra kesesi olan hastalara safra kesesi ameliyatı yapılır. Akut pankreatitpankreas iltihabı geçirmiş olan çok sayıda küçük safra kesesi taşı olan hastalara, safra kesesinde taş veya çamur olmadan safra kesesinde şişme olması ve safra iltihabı geçiren hastalardaAkalküloz kolesistit ameliyat yapılır. Safra Kesesi Poliplerinde ne Yapmalı? Safra kesesi polibi, safra kesesi duvarının iç tabakasında oluşan kesenin içine doğru büyüyen genellikle saplı olan bazen bir kaçı birlikte olan ve üzüm salkımına benzeyen milimetrik yumuşak oluşumlardır. Safra kesesi ultrasonu yapılan her 20 hastadan birinde polip görülür. Polibi olan hastaların üçte birinde de birden fazla sayıda polip bulunur. Safra kesesi poliplerinde kanseri gelişme riskini artıran durumlar; -60 yaşın üstündeki hastalarda -Safra kesesi taşı ile birlikte bulunan poliplerde , -Boyutları hızla artan poliplerlerde -Çapı 10 mm'den fazla olan poliplerde Safra kesesi polibi olan hastalarda eğer safra kesesi şikayetleri mevcutsa polibin boyutuna bakılmaksızın ameliyat yapılır. Safra polibinin boyutu10 mm’nin üstünde ise şikâyetinin olmasına bakılmaksızın ameliyat yapılır. Safra kesesi polibin de büyüme tespit edilirse yine ameliyat yapılır. Safra kesesi polibi ve taşı mevcutsa yine ameliyat yapılır. Ameliyat olmasam veya sonra olsam ne olur Safra kesesinde taş olan ve hiç bir yakınması olmayan hastaların çoğu yıllarca sorunsuz yaşayabilir. Özellikle şikayeti olmayan ileri yaştaki hastalara ameliyat önerilmez. Safra kesesinde tesadüfen saptanan ve hiçbir şikayete yol açmayan taşlar asemptomatikiçin belli aralıklarla kontrol yeterlidir. Ancak bu hastalardan her yıl %5 kadarında şikayetler ortaya çıkmaktadır. Eş zamanlı şeker hastalığı da varsa bu hastalarında genel olarak ameliyat seçeneğine daha yakın durmak gerekir. Çünkü şeker hastalarında safra kesesi iltihabı hızla ilerleyerek kolayca çürüme ve delinmeye yol açabilir. Boyutları 2-3 milimetreden küçük, kum ve çamur gibi taşları olan hastalar için şikayetler hafif olsa dahi ameliyat önerilir. Çünkü bu tür taşlar safra yollarına geçerek tıkanma yapmaya daha müsaittir. Tıkanma sonucunda sarılık, pankreatit gibi tehlikeli ikincil sorunlar gelişebilir. Çapları 2 cm'den büyük taşlar için de ameliyat önerilir. Büyük taşlar çevre dokulara bası etkisiyle safra yollarına hasar verebilir. Büyük taşı olan hastalarda uzun vadede safra kesesi kanseri gelişme riskinin artar. Ameliyat olması gerektiği halde bunu erteleyen hastalarda tekrarlayan iltihap atakları yaşandıkça yapılacak ameliyatın zorluğu ve ameliyat sonrası çıkabilecek sorun da artar. Tekrarlayan iltihap atakları, organların birbirine yapışmasına, safra kesesi duvarının kalınlaşıp iyice bozulmasına sebep olur. Bu durumda ameliyatın kapalı laparoskopik bitirebilme şansı düşer. Ameliyat esnasında bu tarz hastalarda hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar gelişebilir. Ameliyat Öncesi Hazırlıklar Nelerdir? Ameliyata alınacak tüm hastalar anestezi uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Bu hastalar genel anestezi alacakları için; hepsinde karaciğer fonksiyonlarına, böbrek fonksiyonlarına, şeker değerlerine ve elektrolit düzeylerine bakılması gerekir. Tam kan tetkikleri, kanama parametreleri ve bulaşıcı bir hastalık geçirmiş mi diye kan testleri yapılır. Ayrıca akciğer filmi ve kalp grafisine de bakılır. Şeker, yüksek tansiyon, astım gibi hastalıkları olan hastalar, ilgili branşlarca konsülte edilmeli ve öneriler alınmalıdır. Hasta eğer aspirin, coraspin, kumadin vb. kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa, bu ilaçların etkisi altında ameliyata alındığında kanama riski yüksek olacaktır. Kalp kapak ameliyatı ve koroner stent uygulaması geçirmiş olanlar başta olmak üzere kan sulandırıcı etkinin elzem olabileceği hastalarda kalp hastalıkları uzmanı konsültasyonu istenmelidir. İlaçlar kesilip 5-6 gün ilaçların etkilerinin geçmesi beklendikten sonra ameliyat planlanmalıdır. Bu 5-6 günlük sürede clexane denilen iğne ile kan sulandırma işlemine devam edilmelidir. Hasta ameliyattan önceki gece saat 24'ten sonra su dahil ağızdan hiçbir şey yiyip-içmeyecek şekilde aç kalmalı, ameliyata oruç tutuyormuş gibi gelmelidir. Özellikle yüksek tansiyon nedeniyle ilaç kullanan hastalar ilaçlarını bir yudum su ile almaları önerilir. Ameliyat günü sabah banyolarını yapmaları ve kişisel bakımlarını yapmaları ve dişlerini fırçalamaları önerilir. Ameliyat sonrasında giymede sorun yaratmayacak geniş rahat kıyafetlerle gelmeleri önerilir. Yüzük, küpe, bilezik, saat gibi eşyaları bir gün önceden çıkarıp evde bırakmaları, dişlerini ise cerrahi servisten ameliyata gönderilirken çıkarılması gerekmektedir. Ameliyata girecek olan hastaların ameliyat konusunda bilgilendirildiklerini ve ameliyat izin formunu içeren ameliyat onam formlarını imzalamaları gerekmektedir. Hasta eğer sigara ve alkol içiyorsa kesinlikle bırakmalıdır. Kapalı Safra Kesesi Ameliyat Nasıl Yapılır? Günümüzde safra kesesi ameliyatının hemen hepsi kapalı laparoskopik teknikle yapılır. Ameliyat karın ön duvarına yapılan minik kesilerden sokulan ince aletlerle yapılır. Ameliyat genellikle genel anestezi altında yanı hasta tamamen uyutularak yapılır. Safra kesesi karaciğerden ve ana safra kanalları ile olan bağlantıları kesilerek, safra kesesi tamamen çıkarılır. Önce göbekten cm’lik bir kesi yapılır ve buradan girilen 5 mm lik trokar dediğimiz borudan karin içine gaz CO2 verilir ve bu ince borudan karın içine ince çubuk şeklinde bir kamera girilir. Bu kameranın görüntüsü bir ekrana yansıtılır. Bu sayede karın içini görerek diğer aletleri de yine cm ve 1 cm lik kesilerden karına girilir. Kamera görüntüyü 10 kat büyüterek ve istenilen açıdan yansıtabildiği için cerrahın görüş imkanı açık ameliyatlardan daha iyidir. Ameliyatta önce karın içi organları gözden geçirilir ve bir sorun var mı diye bakılır. Ardından safra kesesinin safra kanalına bağlandığı bölge ve safra kesesini besleyen damar ince ince çevre yapılardan ayrılır ve görünür hale getirilir ardından titanyum klipsler ile kliplenerek kesilirler. Sonra safra kesesi karaciğere yapışık olduğu yerden ayrılır ve serbest hale getirilir. Safra kesesi deliklerden birinden dışarı çıkartılır. İşlemi bitirmeden safra kesesini çıkardığımız bölge ve tüm karın içerisini son bir kez daha gözden geçiririz. Her şey yolunda ise görüş altında iken karna sokmuş olduğumuz diğer ince boruları karından çıkarırız. Ardından karın içindeki gazı boşaltırız ve minik kesiler gizli dikişlerle yaklaştırılarak ameliyat tamamlanır. Ameliyat süresi ekstra bir sorun yoksa genellikle 20-60 dakika arasında değişir. Şu an yeni safra kesesi iltihabı olan ve daha öncesinde çok sayıda safra kesesi iltihabı geçiren hastalarda safra kesesinin yapısı bir miktar bozulmakta ve çevre dokulara daha çok yapışmaktadır ve bu hastaların ameliyatları daha zor ve uzun olmaktadır. Özellikle bu tarz hastaların ameliyatı cerrahi tecrübe gerektirir. Hastanın daha öncesinde karın bölgesinden ameliyat geçirmiş olması yine kapalı ameliyatı zorlaştırabilir ama yapılmasına engel teşkil etmez. Ameliyatın Sonuçları Nasıldır? Kapalı safra kesesi ameliyatı otuz yılı aşkın bir süredir tüm dünyada yaygın olarak uygulanan oturmuş bir ameliyattır. Doğru teşhisle, özellikle laparoskopik cerrahi tecrübesi fazla olan cerrahlar tarafından uygulandığında sonuç mükemmele yakındır. Olumsuz sonuçlar daha çok; hastaya ve hastalığına bağlı, cerraha bağlı ve teknik donanım eksikliğine bağlı gelişebilir. uzun süredir kolesistit ataklarına maruz kalmış ameliyat olmaktan kaçınmış, tekrarlayan iltihap atakları geçirmiş hastalarda yaşanır. Safra kesesi alınan hastalarda safra kesesi taş ve iltihabına bağlı gelişen sorunlar büyük oranda çözülmüş olur. Safra kesesi tamamen alındığı için yeniden taş ve çamur oluşumu söz konusu değildir. Ameliyat sırasında safra kanallarında veya çevre organlarda yaralanmalar meydana gelme ihtimali %1'den azdır. Hasta açısından ameliyat süreci oldukça konforludur. Şikayetlerin hemen hepsi ameliyattan sonra ortadan kalkar. Safra kesesinde iltihap dışında olabilecek sorunları gözden kaçırmamak için ameliyatta çıkartılan tüm safra keseleri patolojik incelemeye gönderilir. Bunlardan %1 kadarında safra kesesi kanseri saptanır. Safra kesesi vücut fonksiyonları açısından hayati bir organ değildir. Yarattığı riskler arttığı zaman feda edilebilir. Genel sağlık koşullarında önemli bir değişiklik beklenmez. Hastanede Ameliyat Sonrası Nasıldır? Kapalı Safra Kesesi ameliyatı olan hastalar ameliyattan çıktıktan birkaç saat sonra tümüyle kendine gelebilir, kalkıp yürüyebilir. Üç-dört saat sonra ağızdan gıda almaya başlayabilir Ameliyat gecesi olabilecek hafif derecede karın ağrısı, sırt ağrısı gibi şikayetleri engellemek için birkaç kez ağrı kesici verilmesi yeterlidir. Yara yerleri 3 adet ve bir adet cm lik 4 adet kesidir. Yara ağrısı veya yara iyileşmesi yönünden önemli bir sorun beklenmez. Özellikle ameliyat esnasında bu kesi bölgelerine yapılan uzun etkili lokal anestezi ilaçları ile de bu yara yeri ağrısı iyice azaltılabilir. Ameliyatta dren konulması nadiren gerekir. Bu karın içinden dışarıya doğru uzanan 4-5 mm çapında plastik bir borudur. Ameliyat sonrası erken dönemde ameliyat alanından olabilecek sızmaları dışarıya almak için ihtiyaç duyulur. Genellikle ertesi sabah çıkartılır. Bir aksilik olmadığı durumlarda bir gün yatış yeterlidir. Hastaların hemen hemen hepsi ameliyat gününün gecesi hastanede kaldıktan sonra ertesi sabah taburcu olabilir. Taburcu olurken birkaç gün süreyle günde birkaç kez kullanılmak üzere ağrı kesici hap reçete edilir. Yara iltihap oranı oldukça düşüktür, antibiyotik kullanılmasına çoğu zaman gerek yoktur. Sindirimi kolaylaştırmak amacı ile ilaç verilebilir. Taburcu Olduktan Sonra Ameliyatın üzerinden 48 saat geçtikten sonra ameliyat yaralarında bir sorun yoksa yaralar açık bırakılabilir. Banyo yapılabilir. Tekrar pansuman gerekmez. Yara yerleri için çoğu zaman kendiliğinden eriyebilen gizli dikişler kullanıldığından dikiş alınmasına gerek yoktur. Hasta ameliyattan sonraki haftasında ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalı ve sulu yumuşak gıdalar tüketmelidir. Karın içinde ameliyat alanında kullanılan birkaç adet titanyum zımba ömür boyu konulduğu yerde kalır. Bunlar daha sonra çekilecek karın filmlerinde görülür. Ancak herhangi bir soruna yol açmazlar. Safra kesesinin alınması gündelik yaşam, yeme-içme düzeni açısından önemli bir soruna yol açmaz. Bir aksilik olmadığı taktir de hastaların sosyal ortamlarına ve iş hayatlarına dönmeleri için bir hafta istirahat yeterlidir. Mevcut tıbbi bilgilere göre safra kesesinin alınmış olması bedensel bir noksanlığa yol açmaz. İlaç veya vitamin takviyesi gerektirmez. İlk 10 gün sonraki kontrolleri yapıldıktan sonra uzun dönemde takip ve kontrollere gerek yoktur. Safra Safra, karaciğerde üretilerek oniki bağırsağa dökülen bir salgıdır. Bu salgı aracılığı ile bazı maddelerin vücuttan atılması sağlanırken, bazı yağda eriyen vitaminlerin ve yağların vücutta emilmesinde fonksiyonları mevcuttur. Günlük ortalama 600 ml civarında safra üretilir. Safra kesesi armut şeklinde karaciğerin alt yüzüne yapışık halde bulunur, sistik kanal adını verdiğimiz bir kanal ile ana safra kanallarına bağlanır. Safra kesesinin başlıca görevi; karaciğerin ürettiği safranın bir kısmını özellikle açlık dönemlerinde depolamak, yoğunlaştırmak ve sindirim sırasında yeniden bağırsağa salgılanmaktır. Safra kesesi yaklaşık 50 ml hacmindedir. Safrayı 10 katına kadar yoğunlaştırabilir. Mideye gıda gelişini takiben kasılarak yarım saat içinde içeriğinin yarıdan çoğunu bağırsağa boşaltır. Karaciğer ürettiği safranın bir kısmını da, safra kesesine ihtiyaç duymaksızın, doğrudan bağırsağa gönderebilir. Safra kesesi yokluğunda safranın tamamı ana safra kanalı aracılığıyla bağırsağa iletilebilir. Bu nedenle safra kesesi yaşam için vazgeçilmez bir organ değildir. İltihap halinde çıkartılması gerektiğinde işleyişte hayati bir noksanlık yaratmaz. Safra Kesesi Taşı Niye Olur? Karaciğer tarafından üretilen safranın bir kısmı özellikle açlık anında safra kesesinde depolanır. Safra yı oluşturan ana bileşenler kolesterol, lesitin, bilirubin, kalsiyum dur. Safrayı oluşturan bu maddeler arasında normal şartlarda bir denge mevcuttur. Bu dengenin bozulması durumunda safra taşları ve çamuru oluşmaktadır. Ortamdaki çözünürlük azalır ve sıvı içerik aşırı derecede yoğunlaşır. Atılması gereken bazı maddeler kristalleşerek çöker ve tortu oluşturur. Çöken kolesterol kristalleri veya kalsiyumlu tanecikler safra kesesi duvarından salgılanan jelatinöz madde ile birleşerek safra çamurunu meydana getirir. Uzun süren açlık dönemleri safra çamuru oluşumunu artırır. Safra kesesinin kasılıp gevşeme fonksiyonunun ve duvar iç yüzünden salgı fonksiyonunun bozulması taşa zemin hazırlar. Zamanla daha sert bir çekirdek oluşur ve safra taşı haline gelir. Safra taşları için ailesel bir yatkınlık söz konusu olabilir. Fazla kilolularda, kırklı yaşlarda, kadınlarda ve çok doğum yapmışlarda safra taşları daha sık görülür. Safra taşlarının kişiye rahatsızlık vermesi ve şikayetlere yol açması için kanal ağzında tıkanma yapması veya iç duvarda harabiyet yapacak büyüklüğe erişmesi gerekir. Safra taşının oluşumunu hızlandıran faktörler de mevcuttu, bunlardan bazıları mideye yönelik operasyon geçiren hastalar, obezite, morbid obezite nedeni ile bypass ameliyatları yapılmış hastalar, vagus sinirinin zedelenmesi sonrası, geniş ince barsak rezeksiyonlarından sonra … Safra kesesi iltihabı kolesistit Safra kesesi iltihabı akut ve kronik olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkabilir. Her ikisinde de safra kesesi iltihabı genellikle safra kesesi kanalının tıkanması sonucu gelişir. Kese içinde oluşan taş veya çamur safra kesesi kanalı ağzına oturur ve safra kesesinin içindeki safranın boşalmasına izin vermez. Safra kesesi şişer gerilir. Kese duvarında ödem gelişir ve kanlanması bozulmaya başlar. Bozulmanın giderek çürüme ve delinmeye kadar ilerlemesi mümkündür. Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi karın özellikle sağ üst tarafında ağrıdır. Genellikle yemeklerden sonra olur. Ağrının sırta ve omuza doğru vurması tipik özelliğidir. Ağrıya sıklıkla bulantı, şişkinlik hazımsızlık, bazen de yanma, ekşime, gibi şikayetler eşlik edebilir. Kimlere Safra Kesesi Ameliyatı Gerekir? Safra kese sorunlarında hastalarda genel olarak şişkinlik, hazımsızlık, yağlı yemeklere tahammülsüzlük, yemeklerden sonra bulantı gibi dispeptik yakınmaları olur ve sağ üst tarafta karın ağrısı olur. Bu hastalarda ultrasonografide safra kesesinde taş, çamur, iltihap saptanması durumunda kapalı safra kesesi ameliyatı yapılmalıdır. Akut veya kronik kolesistit atağı safra kesesi iltihabı geçirmiş olan taşlı safra kesesi olan hastalara safra kesesi ameliyatı yapılır. Akut pankreatitpankreas iltihabı geçirmiş olan çok sayıda küçük safra kesesi taşı olan hastalara, safra kesesinde taş veya çamur olmadan safra kesesinde şişme olması ve safra iltihabı geçiren hastalardaAkalküloz kolesistit ameliyat yapılır. Safra Kesesi Poliplerinde ne Yapmalı? Safra kesesi polibi, safra kesesi duvarının iç tabakasında oluşan kesenin içine doğru büyüyen genellikle saplı olan bazen bir kaçı birlikte olan ve üzüm salkımına benzeyen milimetrik yumuşak oluşumlardır. Safra kesesi ultrasonu yapılan her 20 hastadan birinde polip görülür. Polibi olan hastaların üçte birinde de birden fazla sayıda polip bulunur. Safra kesesi poliplerinde kanseri gelişme riskini artıran durumlar; -60 yaşın üstündeki hastalarda -Safra kesesi taşı ile birlikte bulunan poliplerde , -Boyutları hızla artan poliplerlerde -Çapı 10 mm'den fazla olan poliplerde Safra kesesi polibi olan hastalarda eğer safra kesesi şikayetleri mevcutsa polibin boyutuna bakılmaksızın ameliyat yapılır. Safra polibinin boyutu10 mm’nin üstünde ise şikâyetinin olmasına bakılmaksızın ameliyat yapılır. Safra kesesi polibin de büyüme tespit edilirse yine ameliyat yapılır. Safra kesesi polibi ve taşı mevcutsa yine ameliyat yapılır. Ameliyat olmasam veya sonra olsam ne olur Safra kesesinde taş olan ve hiç bir yakınması olmayan hastaların çoğu yıllarca sorunsuz yaşayabilir. Özellikle şikayeti olmayan ileri yaştaki hastalara ameliyat önerilmez. Safra kesesinde tesadüfen saptanan ve hiçbir şikayete yol açmayan taşlar asemptomatikiçin belli aralıklarla kontrol yeterlidir. Ancak bu hastalardan her yıl %5 kadarında şikayetler ortaya çıkmaktadır. Eş zamanlı şeker hastalığı da varsa bu hastalarında genel olarak ameliyat seçeneğine daha yakın durmak gerekir. Çünkü şeker hastalarında safra kesesi iltihabı hızla ilerleyerek kolayca çürüme ve delinmeye yol açabilir. Boyutları 2-3 milimetreden küçük, kum ve çamur gibi taşları olan hastalar için şikayetler hafif olsa dahi ameliyat önerilir. Çünkü bu tür taşlar safra yollarına geçerek tıkanma yapmaya daha müsaittir. Tıkanma sonucunda sarılık, pankreatit gibi tehlikeli ikincil sorunlar gelişebilir. Çapları 2 cm'den büyük taşlar için de ameliyat önerilir. Büyük taşlar çevre dokulara bası etkisiyle safra yollarına hasar verebilir. Büyük taşı olan hastalarda uzun vadede safra kesesi kanseri gelişme riskinin artar. Ameliyat olması gerektiği halde bunu erteleyen hastalarda tekrarlayan iltihap atakları yaşandıkça yapılacak ameliyatın zorluğu ve ameliyat sonrası çıkabilecek sorun da artar. Tekrarlayan iltihap atakları, organların birbirine yapışmasına, safra kesesi duvarının kalınlaşıp iyice bozulmasına sebep olur. Bu durumda ameliyatın kapalı laparoskopik bitirebilme şansı düşer. Ameliyat esnasında bu tarz hastalarda hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar gelişebilir. Ameliyat Öncesi Hazırlıklar Nelerdir? Ameliyata alınacak tüm hastalar anestezi uzmanı tarafından muayene edilmelidir. Bu hastalar genel anestezi alacakları için; hepsinde karaciğer fonksiyonlarına, böbrek fonksiyonlarına, şeker değerlerine ve elektrolit düzeylerine bakılması gerekir. Tam kan tetkikleri, kanama parametreleri ve bulaşıcı bir hastalık geçirmiş mi diye kan testleri yapılır. Ayrıca akciğer filmi ve kalp grafisine de bakılır. Şeker, yüksek tansiyon, astım gibi hastalıkları olan hastalar, ilgili branşlarca konsülte edilmeli ve öneriler alınmalıdır. Hasta eğer aspirin, coraspin, kumadin vb. kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa, bu ilaçların etkisi altında ameliyata alındığında kanama riski yüksek olacaktır. Kalp kapak ameliyatı ve koroner stent uygulaması geçirmiş olanlar başta olmak üzere kan sulandırıcı etkinin elzem olabileceği hastalarda kalp hastalıkları uzmanı konsültasyonu istenmelidir. İlaçlar kesilip 5-6 gün ilaçların etkilerinin geçmesi beklendikten sonra ameliyat planlanmalıdır. Bu 5-6 günlük sürede clexane denilen iğne ile kan sulandırma işlemine devam edilmelidir. Hasta ameliyattan önceki gece saat 24'ten sonra su dahil ağızdan hiçbir şey yiyip-içmeyecek şekilde aç kalmalı, ameliyata oruç tutuyormuş gibi gelmelidir. Özellikle yüksek tansiyon nedeniyle ilaç kullanan hastalar ilaçlarını bir yudum su ile almaları önerilir. Ameliyat günü sabah banyolarını yapmaları ve kişisel bakımlarını yapmaları ve dişlerini fırçalamaları önerilir. Ameliyat sonrasında giymede sorun yaratmayacak geniş rahat kıyafetlerle gelmeleri önerilir. Yüzük, küpe, bilezik, saat gibi eşyaları bir gün önceden çıkarıp evde bırakmaları, dişlerini ise cerrahi servisten ameliyata gönderilirken çıkarılması gerekmektedir. Ameliyata girecek olan hastaların ameliyat konusunda bilgilendirildiklerini ve ameliyat izin formunu içeren ameliyat onam formlarını imzalamaları gerekmektedir. Hasta eğer sigara ve alkol içiyorsa kesinlikle bırakmalıdır. Kapalı Safra Kesesi Ameliyat Nasıl Yapılır? Günümüzde safra kesesi ameliyatının hemen hepsi kapalı laparoskopik teknikle yapılır. Ameliyat karın ön duvarına yapılan minik kesilerden sokulan ince aletlerle yapılır. Ameliyat genellikle genel anestezi altında yanı hasta tamamen uyutularak yapılır. Safra kesesi karaciğerden ve ana safra kanalları ile olan bağlantıları kesilerek, safra kesesi tamamen çıkarılır. Önce göbekten cm’lik bir kesi yapılır ve buradan girilen 5 mm lik trokar dediğimiz borudan karin içine gaz CO2 verilir ve bu ince borudan karın içine ince çubuk şeklinde bir kamera girilir. Bu kameranın görüntüsü bir ekrana yansıtılır. Bu sayede karın içini görerek diğer aletleri de yine cm ve 1 cm lik kesilerden karına girilir. Kamera görüntüyü 10 kat büyüterek ve istenilen açıdan yansıtabildiği için cerrahın görüş imkanı açık ameliyatlardan daha iyidir. Ameliyatta önce karın içi organları gözden geçirilir ve bir sorun var mı diye bakılır. Ardından safra kesesinin safra kanalına bağlandığı bölge ve safra kesesini besleyen damar ince ince çevre yapılardan ayrılır ve görünür hale getirilir ardından titanyum klipsler ile kliplenerek kesilirler. Sonra safra kesesi karaciğere yapışık olduğu yerden ayrılır ve serbest hale getirilir. Safra kesesi deliklerden birinden dışarı çıkartılır. İşlemi bitirmeden safra kesesini çıkardığımız bölge ve tüm karın içerisini son bir kez daha gözden geçiririz. Her şey yolunda ise görüş altında iken karna sokmuş olduğumuz diğer ince boruları karından çıkarırız. Ardından karın içindeki gazı boşaltırız ve minik kesiler gizli dikişlerle yaklaştırılarak ameliyat tamamlanır. Ameliyat süresi ekstra bir sorun yoksa genellikle 20-60 dakika arasında değişir. Şu an yeni safra kesesi iltihabı olan ve daha öncesinde çok sayıda safra kesesi iltihabı geçiren hastalarda safra kesesinin yapısı bir miktar bozulmakta ve çevre dokulara daha çok yapışmaktadır ve bu hastaların ameliyatları daha zor ve uzun olmaktadır. Özellikle bu tarz hastaların ameliyatı cerrahi tecrübe gerektirir. Hastanın daha öncesinde karın bölgesinden ameliyat geçirmiş olması yine kapalı ameliyatı zorlaştırabilir ama yapılmasına engel teşkil etmez. Ameliyatın Sonuçları Nasıldır? Kapalı safra kesesi ameliyatı otuz yılı aşkın bir süredir tüm dünyada yaygın olarak uygulanan oturmuş bir ameliyattır. Doğru teşhisle, özellikle laparoskopik cerrahi tecrübesi fazla olan cerrahlar tarafından uygulandığında sonuç mükemmele yakındır. Olumsuz sonuçlar daha çok; hastaya ve hastalığına bağlı, cerraha bağlı ve teknik donanım eksikliğine bağlı gelişebilir. uzun süredir kolesistit ataklarına maruz kalmış ameliyat olmaktan kaçınmış, tekrarlayan iltihap atakları geçirmiş hastalarda yaşanır. Safra kesesi alınan hastalarda safra kesesi taş ve iltihabına bağlı gelişen sorunlar büyük oranda çözülmüş olur. Safra kesesi tamamen alındığı için yeniden taş ve çamur oluşumu söz konusu değildir. Ameliyat sırasında safra kanallarında veya çevre organlarda yaralanmalar meydana gelme ihtimali %1'den azdır. Hasta açısından ameliyat süreci oldukça konforludur. Şikayetlerin hemen hepsi ameliyattan sonra ortadan kalkar. Safra kesesinde iltihap dışında olabilecek sorunları gözden kaçırmamak için ameliyatta çıkartılan tüm safra keseleri patolojik incelemeye gönderilir. Bunlardan %1 kadarında safra kesesi kanseri saptanır. Safra kesesi vücut fonksiyonları açısından hayati bir organ değildir. Yarattığı riskler arttığı zaman feda edilebilir. Genel sağlık koşullarında önemli bir değişiklik beklenmez. Hastanede Ameliyat Sonrası Nasıldır? Kapalı Safra Kesesi ameliyatı olan hastalar ameliyattan çıktıktan birkaç saat sonra tümüyle kendine gelebilir, kalkıp yürüyebilir. Üç-dört saat sonra ağızdan gıda almaya başlayabilir Ameliyat gecesi olabilecek hafif derecede karın ağrısı, sırt ağrısı gibi şikayetleri engellemek için birkaç kez ağrı kesici verilmesi yeterlidir. Yara yerleri 3 adet ve bir adet cm lik 4 adet kesidir. Yara ağrısı veya yara iyileşmesi yönünden önemli bir sorun beklenmez. Özellikle ameliyat esnasında bu kesi bölgelerine yapılan uzun etkili lokal anestezi ilaçları ile de bu yara yeri ağrısı iyice azaltılabilir. Ameliyatta dren konulması nadiren gerekir. Bu karın içinden dışarıya doğru uzanan 4-5 mm çapında plastik bir borudur. Ameliyat sonrası erken dönemde ameliyat alanından olabilecek sızmaları dışarıya almak için ihtiyaç duyulur. Genellikle ertesi sabah çıkartılır. Bir aksilik olmadığı durumlarda bir gün yatış yeterlidir. Hastaların hemen hemen hepsi ameliyat gününün gecesi hastanede kaldıktan sonra ertesi sabah taburcu olabilir. Taburcu olurken birkaç gün süreyle günde birkaç kez kullanılmak üzere ağrı kesici hap reçete edilir. Yara iltihap oranı oldukça düşüktür, antibiyotik kullanılmasına çoğu zaman gerek yoktur. Sindirimi kolaylaştırmak amacı ile ilaç verilebilir. Taburcu Olduktan Sonra Ameliyatın üzerinden 48 saat geçtikten sonra ameliyat yaralarında bir sorun yoksa yaralar açık bırakılabilir. Banyo yapılabilir. Tekrar pansuman gerekmez. Yara yerleri için çoğu zaman kendiliğinden eriyebilen gizli dikişler kullanıldığından dikiş alınmasına gerek yoktur. Hasta ameliyattan sonraki haftasında ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalı ve sulu yumuşak gıdalar tüketmelidir. Karın içinde ameliyat alanında kullanılan birkaç adet titanyum zımba ömür boyu konulduğu yerde kalır. Bunlar daha sonra çekilecek karın filmlerinde görülür. Ancak herhangi bir soruna yol açmazlar. Safra kesesinin alınması gündelik yaşam, yeme-içme düzeni açısından önemli bir soruna yol açmaz. Bir aksilik olmadığı taktir de hastaların sosyal ortamlarına ve iş hayatlarına dönmeleri için bir hafta istirahat yeterlidir. Mevcut tıbbi bilgilere göre safra kesesinin alınmış olması bedensel bir noksanlığa yol açmaz. İlaç veya vitamin takviyesi gerektirmez. İlk 10 gün sonraki kontrolleri yapıldıktan sonra uzun dönemde takip ve kontrollere gerek yoktur. Eğer bir safra kesesi problemini iyileştirmek istiyorsanız o halde enflamasyonu azaltmak ve engellemek için beslenme düzeninizde birtakım değişiklikler yapmalısınız. Bazı yağların alımını da azaltmanız önemlidir. Bu yazımızda bu konuyla ilgili daha fazla şey öğrenin!Safra kesesi taşlarınız mı var? Eğer durum buysa, beslenme düzeninizi safra kesenize göre ayarlamanız biliyor olabileceğiniz gibi, yediğimiz ne ise, biz de o oluruz. Bu durumu iyileştirmek için enflamasyon riskinizi azaltmalısınız ki safra kesesi büzülebilsin. Spesifik olarak tükettiğiniz yağlar konusunda çok seçici düzeninizin safra taşları dolayısıyla ortaya çıkan semptomları nasıl rahatlatabileceğini öğrenmek için okumaya devam KesesiSafra kesesi taşları safra kesesindeki safra tuzlarının kristalleeşmesinin bir sonucu olarak ortaya kesesi, karnın sağ üst tarafında kalan kaslı bir duvar ile çevrilmiş armut şekilli bir kesedir. Karaciğerin ürettiği ve yağ sindirimi ile vitamin emilimi için son derece gerekli bir sıvı olan safrayı depolar ve konsantre taşları karaciğer tarafından üretilip sindirime yardımcı olmak için safra kanalları yoluyla bağırsağa salgılanan bir sıvı olan safranın kristalleşmesinin sonucudur. Bazı safra taşları saptanabilir herhangi bir semptoma yol profesyoneller safra taşlarının kötü yeme alışkanlıklarının bir sonucu olduğuna inanırlar. Örneğin, yağ oranı açısından çok yüksek yiyeceklerin aşırı tüketilmesi karaciğeri daha fazla safra üretmek zorunda bırakır. Bundan dolayı, hem bu taşların ortaya çıkmasını engellemek hem de semptomlarını kontrol edebilmek açısından ne yediğinize dikkat etmek çok olarak safra kesesi taşları 50 yaşından büyük ve ailesinde safra kesesi problemleri kadınlarda daha sık görülür. Ayrıca hamilelik sırasında, ağızdan östrojen alan kişilerde, sık sık oruç tutan insanlarda, spor yapmayan kişilerde ve karaciğer yağlanması olan insanlarda da daha sık meydana yazımızı da okumak isteyebilirsiniz Safra Kesesi Taşına İyi Gelen 6 YiyecekSağlıklı Bir Safra Kesesi İçin Beslenme İpuçlarıSağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek ve büyük öğünlerden kaçınmak safra kesesi tedavinize yardımcı keseniz için sağlıklı olan bir beslenme düzeninin temellerinden bazıları şunlardırYağlı Yiyecekler Kısaca anlatmamız gerekirse, safra kesesinden üretilen safra yağların sindiriminde önemlidir, bundan dolayı yağ ağırlıklı beslenmek bu organı fazla mesai yapmaya zorlayabilir. Dolayısıyla, trans yağlar, hidrojene yağlar, ve aşırı doymuş hayvansal yağlar safra kesesini aşırı çalıştırır. Genel olarak, safra taşınız varsa takip etmeniz gereken beslenme önerileri basittir kötü yağ ve kolestrol oranı düşük, çeşitli yiyecekler tüketin, günlük beslenme düzeninizin kalorik değerini ayarlayın, yediğiniz büyük öğünleri günde beş farklı porsiyona çevirin, oruç tutmayın ve aşırı keseniz için en sağlıklı yiyeceklerden bazıları şunlardırSıvılar Su Ilık bitkisel infüzyonlar Ufak miktarda süt bunu yavaş yavaş arttırabilirsiniz. Çorbalar, Lapalar ve Püreler Yumuşak pişirilmiş pirinç veya makarna ile sebze çorbaları Yulaf ezmesi, mercimek, mısır, pirinç, kinoa gibi tahıllarla pişirilmiş lapalar Patates püresi veya haşlanmış patates Pişmiş sebze püreleri Etler Haşlanmış, ızgara veya kavrulmuş dana, tavşan veya koyun eti Haşlanmış, ızgara veya kavrulmuş tavuk Hafif tuzlu veya tatlı yağsız domuz eti Alabalık, dil balığı, barlam balığı, mezgit haşlanmış, ızgara veya kavrulmuş, hafifçe baharatlanmış. Tatlılar Krem karamel, reçel, komposto, meyve suyu, pişirilmiş meyveler, çiğ elma vb. Kızarmış ekmek, kuru kurabiyeler, tam tahıllı ekmek taze ve işlenmemiş, hamur işleri, milföy hamuru ve pandispanya. Önerilen Metotlar Öncelikle, yemek yaparken kullandığınız yağların kalitesine dikkat edin. Kızarmış yiyecekleri özel günler için saklayın. Yağı 95C’nin üzerinde ısıtmayın. Son olarak, yiyeceklerinizi çiğ, haşlanmış, buharda pişmiş, veya en papillote yağlı kağıtta tüketin. Safra Keseniz İçin Kaçınmanız Gereken Yiyecekler Yiyeceklerinizin ekstrem sıcaklıklarda olmasından kaçının. Çok sıcak ve soğuk yiyecek ve içecekler güçlü safra uyarıcılarıdırlar, dolayısıyla ortalama bir sıcaklıkta yemeniz daha iyi olacaktır. Rafine şeker tüketmenin. Bazı çalışmalar yüksek miktarda monosakkarit ve disakkaritlerin safra salgılanmasına sebep olduğunu gözler önüne sermiştir. Bundan dolayı bunları sadece kontrollü bir şekilde ve küçük miktarlarda tüketmelisiniz. Ksantinler. Kafein ve teobromin miktarı yüksek olan kahve, maté çayı, konsantre çaylar ve asitli içecekler safra kesesinin fazla çalışmasına sebep olur, dolayısıyla bu ürünleri tüketme miktarınızı azaltın. Büyük miktarlar Büyük miktarlarda yenilen ger şey zararlıdır, bundan dolayı günde birkaç kere küçük porsiyonlar halinde yiyin. Genel olarak, meyve suyu, asitli içecek ve alkol tüketiminizi azaltın. Son olarak, safra kesesi taşları olan insanlar ihtiyaçlarına göre bireysel bir beslenme planı hazırlayabilmesi için bir beslenme uzmanına, ve takip etmeleri gereken tedaviyi öğrenmek için de bir gastroenteroloğa danışmalıdır. Doktorlarınız sizi en iyi şekilde çekebilir ... Safra kesesi taşı birçok kişide bulunur fakat küçüklüğünden dolayı fark edilmeyebilir. Bu taşlar, safrada bulunan sıvı bileşenlerin safra kesesinde birleşmesiyle kum tanesi gibi kristal yapılar üretmesi sonucu oluşur. Böylece kişiden kişiye boyutu değişen ve gelişmesi bazen yıllarca devam eden taş oluşumu görülür. Safra Kesesi Taşı Çeşitleri Nelerdir? 1. Kolesterol taşları Safra taşlarının en sık görülen çeşididir. Safrada kolesterol oranının yüksek olması ya da safra tuzlarının yetersiz olmasıyla bu taşlar oluşur. Ayrıca safra kesesinin tamamen boşalmaması veya devamlı olarak kabızlık yaşama gibi sebeplerde de kolesterol taşları oluşur. Kolesterol hastalarında sık sık taş oluşumuna rastlanır. 2. Pigment taşları Bu taşların neden oluştuğu kesin olarak bilinmese de sebep olarak gösterilebilecek bazı durumlar vardır. Kanda bulunan bilirubin safra kesesinde depolanan ve kana rengini veren alyuvar hücreleri miktarının fazla olması, karaciğer rahatsızlıkları, siroz, genetik olarak kan rahatsızlığı gibi sebepler safra kesesi taşı oluşumunu tetikler. Safra Kesesi Taşı Neden Oluşur? Safra kesesi taşının oluşmasındaki en önemli neden kolesterol hastalığıdır. Çünkü safra kesesi normal zamanda karaciğer aracılığı ile kolesterol fazlalığını dışarı atar. Ancak dışarı atamadığı zamanlarda fazla kolesterol kristale dönüşür ve safra kesesi taşları oluşur. Bunun dışında birçok nedeni daha vardır. 1. Kabızlık Bağırsak hareketlerinin yavaşlaması ile boşaltım yapılamaz ise safra dışarı atılamaz. Böylece safranın vücutta birikmesi ile safra kesesinde taş oluşur. 2. Kolesterol düşürücü ilaçlar Kolesterol düşürücü ilaçlar ile kanda bulunan kötü kolesterol yani "LDL" düşürülürken iyi kolesterol olarak tabir edilen "HDL" seviyeleri yükselir. Böylece kolesterol seviyesindeki yükselme safra kesesi taşı oluşmasına neden olur. 3. Lif oranı düşük, yağ oranı yüksek olan diyetler Yağlı yiyeceklerin çok sık ve büyük porsiyonlarla tüketilmesi kandaki kolesterol oranını yükselteceği için safrada bulunan kolesterol artarak safra taşı oluşumuna neden olur. 4. Obezite Özellikle kadınlarda ve şişman kişilerde safra taşlarının oluşma riski daha fazladır. Çünkü obezite hastalığında metabolizma yavaşlaması ile safra kesesi hareketlerinde de yavaşlama olur. Safra sıvısı akışının azalması safra taşlarının oluşmasına sebep olur. 5. Östrojen hormonunun fazla olması Genel olarak orta yaş ve üstünde görülen safra kesesi rahatsızlığının kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre daha yüksektir. Östrojen hormonu, kolesterolü artırır ve safra kesesinin hareketlerini azaltır. Böylece taş oluşumuna sebep olur. Özellikle doğum kontrol ilaçları kullanan kadınlarda, hamilelerde ve bazı hormon tedavisi gören kadınlarda östrojen hormonunun seviyesi yükseldiği için safra taşı oluşma riski artar. 6. Genetik sebepler Safra kesesi taşı olması ihtimali bazı koşullarla sonradan oluşabileceği gibi genetik yatkınlığa bağlı olarak da oluşabilir. Aile bireylerinde safra kesesi taşı problemi yaşayan kişilerde bu hastalığın görülme riski daha yüksektir. 7. Hızlı kilo kaybetme Eğer kişi hızlı bir şekilde kilo kaybı yaşarsa karaciğer normalden daha fazla kolesterol salgılar. Böylece safra taşı oluşumuna sebep olur. Ayrıca uzun süre aç kalmak oruç tutmak gibi da buna gösterilecek bir başka sebeptir. 8. Şeker hastalığı Diyabet şeker hastalarının kanlarında trigliserit denilen yağ çeşidi genellikle yüksek olmaya meyillidir. Bu nedenle diyabet hastalarında safra taşının oluşması ihtimali de oldukça fazladır. 9. Cinsiyet ve yaş Cinsiyet de bu konuda önemli bir faktördür. Safra kesesi taşının genel olarak yaşlılarda ve kadınlarda görülme ihtimali oldukça yüksektir. Safra Kesesi Taşı Belirtileri Nelerdir? Safra taşı bulunan kişiler yediği yemekte bulunan yağı sindirmekte zorlanırlar. Dolayısıyla yemekten sonra oluşan aşırı şişkinlik ve karından başlayıp omuza kadar gelen ağrılar safra taşı belirtisi olarak görülür. Bu sorun özellikle de yağlı yemekler yedikten sonra hissedilir. Safra taşlarının büyüklüğü bir kum tanesi büyüklüğü kadar olabileceği gibi daha büyük de olabilirler. Minik olan taşlar çok önem arz etmez. Daha büyük olan taşlar ise şiddetli ağrılara sebep olurlar. 1. Karın ağrısı Safra kesesi taşının en belirgin göstergesidir. Bu ağrılar genellikle karnın sağ üst köşesinde veya karnın hemen üstünde orta kısımlarda yoğun olarak görülür. Bu ağrılar ara sıra olabileceği gibi sürekli de yaşanabilir olup bütün karın bölgesine dağılır. Bu ağrılar karın bölgesi dışında sırt ve göğüste de olabilir. Ağrılar birkaç dakika sürebileceği gibi 1-2 saate kadar da uzayabilir. Eğer daha uzun sürüyorsa safra kesesinin tahriş olma ihtimali vardır. 2. Mide bulantısı ve kusma Safra kesesi rahatsızlıklarının tümünde mide bulantısı ve kusma meydana gelir. Fakat sürekli bir rahatsızlık haline gelen ve kronik bir durum olan safra rahatsızlıkları zamanla gastrit, reflü, bulantı ve kusma gibi mide hastalıklarına da sebep olur. 3. Yüksek ateş ve titreme Herhangi bir hastalığı bulunmayan bir kişinin durduk yere aniden ateşlenmesi ve titremesi safra taşının olduğuna işaret edebilir. Eğer safra taşı dışında bir de enfeksiyon problemi varsa ateşlenme ve titreme durumu daha da şiddetini artırır ve hayati risk oluşturabilecek duruma gelebilir. 4. İshal Kişinin bağırsakları normal zamanlardan daha fazla çalışıyor ve beraberinde uzun süreli ishal sorunu yaşanıyorsa safra taşı olma ihtimali yüksektir. İshal belirtisi dışında dışkının kil renginde olması da safra taşı ihtimalini belirtir. 5. Deride ve gözde sarılık Yüksek ateş, titreme, mide bulantısı ve kusma belirtilerinin yanında deride ve gözlerde görülen sararma da safra taşının belirtileri arasındadır. Ancak bu belirtiye her hastada rastlanmayabilir. 6. İdrar renginin koyu olması Bu rahatsızlık şiddetli ağrılarla kendini gösterdiği gibi birçok kişide de hiç sancı olmayabilir. Bu yüzden safra taşına sessiz taş da denilir. Dolayısıyla ağrı olmadığı durumlarda bazı belirtiler ile bu taşın varlığını düşünebiliriz. Bunlardan biri de idrarın koyu renkte olmasıdır. Dışkı açık kil rengine benzer bir renkte olabileceği gibi idrar da oldukça koyudur. İdrar yoluna inen safra taşı buranın tıkanmasına yol açarak idrarın koyu renkte olmasına sebep olur. 7. Hazımsızlık Safra taşı, bazı ağrılara sebep olduğu gibi mide ve bağırsak problemlerine de neden olur. Sessiz taş diye bilinen bu taş şişkinlik ve kabızlığa da neden olur. Özellikle yağlı yemek yedikten hemen sonra mide rahatsızlıkları dışında gaz sancıları, kabızlık, şişkinlik durumu ve hazımsızlık gibi problemlerle de karşılaşılabilir. Safra Kesesi Taşı Tedavisi Nasıl Yapılır? Doktorunuz muayeneden sonra safra taşından şüphe ediyorsa fiziki muayene haricinde öncelikle bazı testleri yapıp hastalıktan emin olmak ister. Çünkü safra taşları büyüklükleri belli oranda olduğunda safra kanalında ya da pankreasta tıkanmaya ve iltihaplanmaya neden olabilir. Boyutu iyice büyüyen safra taşı bağırsağa inip orayı da tıkayabilir. Bunların yaşanmaması için ihmal edilmeden bu taşlara müdahale edilmesi gerekir. Safra kesesi taşının büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre bir tedavi yöntemi uygulanır. Eğer taş safra kesesi içinde ve safra sıvısı akışında herhangi bir engel teşkil etmiyorsa tedavi gerektirmeyebilir. Ancak taşın boyutu büyük ve safra akışında tıkanmaya sebebiyet veriyorsa, şiddetli ağrılara neden oluyorsa ve taş bulunduğu yerde iltihaplanmaya neden olmuşsa mutlaka tedavi gerektirir. Hastanın yaşı, sağlık durumu, taşın büyüklüğü ve taşın sebep olduğu problemler göz önünde bulundurularak uygun tedavi yöntemleri kullanılır. "Safra kesesi taşı nasıl düşürülür?" sorusunun yanıtlarını şöyle sıralayabiliriz 1. Düzenli beslenme Süt ürünlerinin tüketilmesi azaltılmalı ya da belli bir süre tüketilmemeye dikkat edilmelidir. Ayrıca kolesterolü yükseltecek gıdalardan uzak durulmalıdır. 2. Şok dalgaları yardımı ile taş kırma yöntemi Özel bir alet kullanılarak şok dalgaları yardımıyla safra kesesindeki taşları, idrar yoluna düşen taşları ve böbrek taşlarının kırılması yöntemidir. Bu yönteme litotripsi adı verilir. Bu yöntemle taşlar bulunduğu ve geçeceği bölgelere zarar vermeyecek bir büyüklüğe getirilir. İyice küçültülen taşlar idrar ve dışkı yolu ile vücuttan atılır. Fakat bu yöntemin kullanılması için taşın büyüklüğünün uygun olması ve taşın yumuşak olması gerekir. Dolayısıyla safra kesesi taşı bulunan herkese uygulanması doğru olmaz. 3. İlaç tedavisi Safra kesesi taşı için ilaç tedavisi yöntemi çok fazla uygulanmaz. Çünkü bu taşları ilaçla tedavi etmek başarısızlıkla sonuçlanabileceği gibi bu ilaçların bir de yan etkileri bulunur. Bu yüzden ilaç tedavisi sadece hastaların diğer yöntemleri uygulamak için uygun sağlık koşullarında bulunmaması durumunda bir tedavi yöntemi olabilir. 4. Ameliyat Safra taşı olan kişilerin birçoğu ameliyat ile tedavi edilir. Taş büyüklüğü gittikçe arttığında, düzenli beslenme, ilaç tedavisi ya da taş kırma yöntemi taşı düşürmeye yetmediğinde ameliyat gerekir. Ameliyat iki farklı şekilde gerçekleşir. Bunlardan biri taşın bulunduğu bölgenin tamamen temizlenmesidir. Diğer bir ameliyat şekli ise safra kesesinin tamamının alınması durumudur. Taşların büyüklüğüne ve etkilediği bölgeye göre ameliyatın nasıl yapılacağı seçilir. Eğer taş büyüklüğü açık ameliyat gerektiriyorsa açık ameliyat yapılır. Ancak çok büyük olmayan ve bulunduğu yere tehlike arz ettirmeyen taşlar için laparoskopik ameliyat yapılır. Bu ameliyat, taşın bulunduğu bölgede küçük bir delik açılarak içeriye sokulan ve ucunda kamera olan bir alet ile yapılan ameliyattır. Bu ameliyat açık ameliyata göre daha kolay olup dikiş sayısı da az olacağından ameliyat sonrası dönem de daha sorunsuz ve ağrısız geçecektir. Safra Kesesi Taşı Kaç mm Olursa Ameliyat Gerekir? Taş 3 mm altında ise ve kum tanesi gibi kristal şeklindeyse ve herhangi bir şikayet durumu oluşturmuyorsa ameliyat edilmesine hiç gerek yoktur. Çünkü bu büyüklükteki taşlar zamanla diyet yaparak ya da bazı medikal tedaviler sonucu kendiliğinden doğal yollarla düşer. Ancak 3 mm ve 7 mm arasındaki büyüklükte olan taşlar safra akışının tıkanması gibi bir duruma sebebiyet vereceğinden ameliyat edilmesi gerekir. 7 mm'den büyük olan taşların ise safra kanalına düşme gibi bir riski yoktur. Dolayısıyla bu taşlar eğer herhangi bir sancıya sebep olmuyorsa ameliyat edilmeden doktor kontrolünde takibe alınabilir. Safra Kesesi Taşı Ağrısına Ne İyi Gelir? Safra kesesi taşı bulunan kişilerde oluşan şiddetli ağrılar bazı tüketilen besinler yardımı ile yok edilebilir. Bu ağrılara iyi gelen besinler şunlardır 1. Pancar Pancar, safra taşlarının oluşmasına sebep olan safranın yoğunluğunu seyrelterek taş oluşumunu engeller. Pancarı ister direkt olarak, ister pancar takviyesi ile isterseniz de pancar suyu içerek tüketebilirsiniz. 2. Enginar Safra ağrıları çekmekte olan birinin kullanması gereken en doğal ilaçlardan biri de enginardır. Enginar kalp ve karaciğer sağlını korur. Birçok sindirim sistemi problemini tedavi eder. Enginar yaprağının içermiş olduğu bazı asitler safra akışını oldukça etkili bir şekilde artırarak taş oluşumunu engeller. Dolayısıyla safra kesesi ağrılarına oldukça faydalı bir besindir denilebilir. 3. C vitamini C vitamini vücutta safra taşı oluşumunu engelleyerek taşın sebep olduğu ağrılara ve diğer rahatsızlıklara yardımcı olur. Kolesterolü suda çözünür hale getirerek safra yoluna devam etmeden vücuttan atılmasına yardımcı olur. Her gün 200 mg C vitamini almak safra kesesi ağrılarına çözüm olabilir. 4. Elma sirkesi Safra kesesi ağrıları genellikle yemeklerden sonra ortaya çıkar. Elma sirkesi, gıdaları sindirmeye yarayan birçok yararlı enzimi ve asidi içerdiği için safra ağrılarını azaltmada kullanılabilecek doğal yollardan biridir. Elma sirkesinde bulunan pektin adındaki bileşen toksinleri emerek sindirim sisteminden atılmasına yardım eder. Dolayısıyla safra ağrılarından biri olan hazımsızlık gibi birçok şikayetin de çözümüdür. 5. Sebze suları Safra taşı bulunan kişilerin yağlı ve kızartma tarzı yiyecekleri tüketmemesi gerekir. Birkaç hafta boyunca yoğun bir diyet programı yapıp bu tarz yiyeceklerden uzak durulmalı, meyve ve sebze suyu bolca tüketilmelidir. Özellikle pancar kökü, havuç ve salatalık sularını karıştırıp tüketmek safra taşı için harika bir çözümdür. Pancar kökü, safra kesesini güçlendirir ve karaciğeri temizler. Salatalıkta bulunan su, karaciğer ve safra kesesine çok faydalıdır. Ayrıca havuç da C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemine olumlu etki yapar. Dolayısıyla bu besinlerin sularını karıştırıp içmek safra taşı oluşumunu engellerken ağrılara da iyi gelir. Safra Kesesinde Taş Olanlar Ne Yememeli? Safra kesesi taşı bulunanlara faydalı ve ağrılarını giderici gıdalar olduğu gibi ağrıları daha da artırabilecek ve safra taşının oluşmasına sebep olacak bazı yiyecekler de vardır. 1. Yumurta Safra kesesinde taş bulunan kişilerin yememesi gereken besinlerin başında yumurta gelir. Çünkü yumurta safrada kasılmalara neden olur. Özellikle yağda yapılan yumurta en zararlı olanıdır. Az miktarda olmak koşulu ile yalnızca beyazından yenilebilir. 2. Süt ve yağlı süt ürünleri Safra rahatsızlıklarında gazı artırmasından dolayı süt, yoğurt ve yağlı diğer süt ürünlerinin doktor tavsiyesi dışında tüketilmemesi gerekir. 3. Yağlı yiyecekler, et ve sakatat ürünleri Yağlı yiyeceklerin kolesterolü artırıcı özelliği olduğundan tüketilmesi sakıncalıdır. Bunun yanı sıra yağlı etler, kavurmalar, sakatatlar ve kızartılmış sebzelerden uzak durulmalıdır. Bitkisel yağlar bile bazen safra kesesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Dolayısıyla zeytinyağı tüketiminin de az olması gerekir. Safra kesesi ve içerisinde oluşan taşlar ne kadar tehlikeli? Safra kesesi kanseri nadir görülür ancak çok agresif ilerler. En bilinen risk faktörünün safra kesesi polipleri olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kürşat Serin, konu ile ilgili şu bilgileri verdi “Safra kesesi taşları sebebi ile geçirilen tekrarlayan iltihabi ataklar da kolaylaştırıcı zemin oynayabilir. Taşların kansere sebep olduğunu ispat edecek bilimsel veriler bulunmuyor. Ancak tekrarlayan iltihabi ataklar sebebi ile hücrelerin yapıları bozuluyor ve bu durumun kansere sebep olabileceğinden kuşkulanılıyor. Ayrıca safra kesesi kanseri sebebi ile ameliyat edilen pek çok hastanın safra kesesinde büyük taşların görülmesi de bu kuşkuyu artıran önemli noktalardan. Safra kesi taşı neden oluşur? Karaciğerin alt arka kısmına yerleşen küçük bir organ olan safra kesesinin ana görevi karaciğerde üretilip salgılanan safranın depolanması ve ihtiyaç anında on iki parmak bağırsağına boşaltılmasıdır. Özellikle yağlı yemeklerden sonra fazlaca ihtiyaç olan safrayı bağırsağa boşaltır. Safra kesesi içerisinde safra depolanırken bir taraftan da içerisinde ki suyun bir miktarı emilerek yoğun hale getirilir. Safra kesesi kasılmasının yetersiz olduğu, yoğun halde çökelek oluştuğu durumlarda safra çamuru ve taşları gelişir. Safra kesesi hastalıkları ve taşı neden olur? Belirtileri ve tedavisi Nerede ise her 5 kişiden 1’inde safra kesesinde taş veya çamur gelişimi saptanır. Aslında bunlardan 5 hastadan sadece 1’i safra kesesindeki taşlardan haberdardır veya bu taşlar ağrı, hazımsızlık, şişkinlik gibi şikayetlere sebep olur. Bu hastalardan da yıllar içerisinde aslında sadece 5’te 1’inde ağır iltihabi durum gelişir. Safra kesesi taşları nelere yol açabilir? Safra kesesinde taş bulunan hastaların pek çoğu bunu ya kontrollerde ya da başka sebepler ile yapılan tahlillerde tesadüfen öğrenir. Safra kesesindeki taşların en sık oluşturduğu sorun ağrı veya hazımsızlık, şişkinlik ve geğirti hissidir. Safra kesesinde taş bulunanlar için en sık rastlanan risk bu taşların sebep olabileceği bir iltihabi atak geçirmektir ki bazen acil ameliyat gerekecek kadar ciddi olabilir. Yine bu taşlardan birinin safra kesesi kanalını geçerek ana safra kanalında tıkanıklık yapması halinde sarılık gelişebilir ve tedavi daha kompleks hale gelir. Safra kanalına taşların düşmesi halinde öncelikle kanaldaki taşın tedavisine odaklanmak gerekir. Çünkü sarılık sebebi ile ağır karaciğer veya pankreas iltihabı geçirme riski oluşur. Endoskopik yöntem ile öncelikle kanaldaki taş çıkarılmalıdır. Pankreas iltihabı ne kadar ciddidir? Pankreatit yani pankreas iltihabının ülkemizde en sık sebebi safra kesesi taşlarıdır. Aslında safra kesesinde taş bulunanların sadece yüzde 1-3’ünde pankreatit gelişir. Ancak gelişmesi halinde ciddiye alınmalıdır, çünkü her 3 pankreatit hastasından 1’i bunu yoğun bakımda tedavisi gerekecek kadar çok ağır geçirebilir ve hayati tehlike yaratabilir. Ani ve şiddetli karın ağrısı safra taşı ve safra yolu hastalığı belirtisi olabilir Safra kesesi ameliyatları nasıl yapılır? Güncel teknolojik ve tıbbi gelişmeler ile safra kesesi ameliyatları daha konforlu ve kısa sürede yapılabilmektedir. Laparoskopik veya robotik dediğimiz yöntemler ile çok küçük kesiklerden kapalı yöntem ile yapılan safra kesesi ameliyatları sadece 45 dakika sürer. Ameliyatın başarı oranı ise tecrübeli kişilerce yapıldığında yüzde 99’dan yüksektir. Safra kesesi alınanlarda ne gibi problemler ortaya çıkar? Safra kesesi ameliyatları hasta bir organın tam fonksiyon göstermemesi sebebi ile ortaya çıkardığı sorunları gidermek için yapılır. Yani safra kesesinin alınması sorun çıkarmaz tam aksine hasta organın orada bulunması sorundur. Hayati bir organ olmayan safra kesesinin alınması insan hayatında herhangi bir değişikliğe sebep olmaz. Safra kesesi alınanlar için özel bir diyet gerekir mi? Safra kesesi hasta olduğu için çoğunlukla yağlı yiyeceklerin ve yumurtanın yasaklandığı hastalar ameliyat sonrası hasta olan safra keselerinden kurtuldukları için nekahat dönemini atlattıklarında kısıtlama olmaksızın dilediklerini yiyebilir. Burada belirleyici olan safra kesesinin yokluğundan çok hastanın beslenme ve bağırsak alışkanlıkları olacaktır. Herkeste olduğu gibi sevmediği veya yediğinde rahatsızlık verdiğini bildiği yiyeceklerden uzak durması gerekir. Öyle ki rahatsızlık hissetmedikleri sürece yumurta dahi yenebilir. Safra kesesi taşları kansere sebep olur mu? Safra kesesi taşlarının kansere sebep olduğunu ispat edecek bilimsel veriler bulunmuyor. Ancak tekrarlayan iltihabi ataklar sebebi ile hücrelerin yapıları bozuluyor ve bu durum kansere sebep olabiliyor. Safra kesesi taşları sebebi ile geçirilen tekrarlayan iltihabi ataklar da kolaylaştırıcı zemin oynayabilir. Ayrıca safra kesesi kanseri sebebi ile ameliyat edilen pek çok hastanın safra kesesinde büyük taşların görülmesi de bu kuşkuyu artıran önemli noktalardan. Safra kesesi taşları kansere neden olabilir Safra kesesi kanserleri neden olur? Bilinen en agresif ve tedavisi zor, kanser türlerinden biri olan safra kanserleri için en iyi bilinen risk faktörü safra kesesi polipleridir. Safra kesesi içerisinde gelişmiş kabarıklıklar-et benleri olarak tarif edebileceğimiz polipler- tıpkı sindirim sistemimizin başka yerinde gelişen polipler gibi kanser öncüsü olabilir.

safra kesesi için okunacak esma