Mekkedöneminde inmiştir. 93 âyettir. Sûre, adını 18. âyette yer alan “en-Neml” kelimesinden almaktadır. Neml, karınca demektir. Gömleğinüzerinde yer alan şekiller, harfler, hurufu mukattaa, âyet-i kerîmeler ve duâların geniş açıklamaları için tefsirlere ve kaynaklara müracaat edilmesini tavsiye ederiz. [1] S. Bayram, “İstanbul Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nde Bulunan Tılsımlı İki Gömlek ve Kültürümüzdeki Yeri”, Vakıflar Dergisi , Ankara YÜCE ALLAH'TA Neml Suresi 65. Ayette bu konuya ne olarak açıklık getirip gaybı sadece kendisinin bileceğini beyan etmektedir. Ayet aynen şöyledir: De ki; “göklerde ve yerde olan gaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman yeniden diriltileceklerini fark edemezler.” (Neml Suresi 65. Ayet). YineNeml suresi müminler için rahmet ve hidayettir, delili de surenin şu ayetidir: “Kur’an mutlak doğruyu gösterir, inanıp güvenenler için de bir ikramdır.” (27:77). Neml suresi ‘Fazl-ı Mübîn’dir de (apaçık bir nimet): Allah Teala Neml suresini kast ederek onun apaçık bir fazilet/ nimet olduğunu haber vermektedir. Dünyave âhiret sözcükleri beraber söylendikleri zaman “her yer ve her zaman” anlamını ifade eder. Bu sözcükler ile ilgili Kur’ân âyetleri şunlardır: Bakara 217, 220, Âl-i Imran 22, 45, 56, Nisa 134, Tövbe 69, 74, Yunus 64, Yusuf 101, Hacc 15, Nur 14, 19, 23 ve Ahzab 57. 3. Toplam114 adet olan Kuran-ı Kerim sure isimlerinin Türkçe karşılıklarını şu şekilde göstermek mümkündür: 1-Fatiha: Açılış Suresi, Kuran-ı Kerimin başlangıç suresi olduğundan bu adı almıştır. 2-Bakara: İnek Suresi, 67-71. ayetlerinde Yahudilere kesilmesi emredilen inekten söz edildiği için bu ismi almıştır. jTNE2qw. Üzerinde On Dokuz Vardır Müddessir 30 Yüce Kitabımız Nur Olan Kuran, Alemlerin Rabbi Olan, Diri ve Kaim Olan Allah'ın Sözü'dür ! Kuran- Kerim'in birçok mucizesi vardır. Allah, Kuran'ın Yüce Rabbimiz'in Sözü olduğunu bu muhteşem mucizeleri incelediğimizde hemen anlayabilecek bir şekilde bizlere sunmuştur. Kuran'ın geçmiş ve gelecek ile ilgili verdiği haberler bir mucizedir. Bunun yanında matematiksel ve bilimsel mucizeleri de vardır. Kuran'ın matematiksel mucizelerinden biri 19 sayısının, ayetlerin içine şifresel bir biçimde yerleştirilmiş olmasıdır. Kuran'da "Onun üzerinde ondokuz vardır." Müddessir Suresi, 30 ayeti ile dikkat çekilen bu sayı, Kuran'ın birçok yerinde şifrelenmiştir. Bunun örneklerinden bir kısmını şöyle sıralamak istiyorum Besmele 19 harftir. Kuran 114 19 x 6 sureden oluşur. İlk vahyolan sure 96. sure sondan 19. suredir. Kuran'ın ilk vahyedilen ayetleri 96. surenin ilk 5 ayetidir ve bu ayetlerin toplam kelime sayısı 19'dur. Vahyedilen ilk sure Alak Suresi 19 ayete sahiptir ve 285 19 x 15 harf içerir. Son vahyedilen sure olan Nasr, toplam 19 kelimeden oluşur. Ayrıca Nasr Suresi'nin Allah'ın yardımından söz eden ilk ayeti de 19 harftir. Kuran'da 114 19 x 6 besmele bulunur. Bu sayı da 19'un 6 katıdır. Kuran'da 113 sure besmele ile başlar. Başında besmele bulunmayan tek sure, 9 numaralı Tevbe Suresi'dir. Kuran'da sadece Neml Suresi'nde iki besmele bulunmaktadır. Bu besmelelerden biri surenin başında diğeri ise 30. ayette yer alır. Besmele ile başlamayan Tevbe Suresi'nden itibaren saymaya başlanıldığında Neml Suresi'nin 19. sırada yer aldığı görülecektir. 19 sure sonra gelen 27 numaralı Neml Suresi'nin hem başında, hem de 30. ayetinde besmele vardır. Böylece 27. surede iki besmele bulunur. Besmeleleri 114'e tamamlayan 27. surenin 30. ayetidir. Ayrıca sure ve ayet numaralarını yani 27 ve 30'u topladığımızda 57 19 x 3 sayısını buluruz. Tevbe Suresi'nden 9 Neml Suresi'ne 27 kadar olan sure numaralarının toplamı; 9+10+11+12+13+14+15+16+17+18+19+20+21+22+23+24+25+26+27= 342'dir. Bu da 19'un 18 katıdır. 19 ve 19'un katı olan ayetlerde geçen Allah kelimelerinin toplamı 133 19 x 7 katıdır. Bir anlamına gelen "vahid" i harfi okunurken ekleniyor kelimesinin ebced değeri 19'dur. Kuran'da bu kelime, bir çeşit yemek, bir kapı vs. gibi farklı kelimeler için kullanılmıştır. "Bir Allah" olarak kullanımı ise 19 keredir. 19 kere vahd kelimesinin geçtiği ayetlerin sure ve ayet numaralarının toplamı 361 19 x 19'dir. "Yalnızca Allah'a ibadet edin" ifadesinin Arapçası "Vahdahu" 770, 3945, 4012, 4084 ve 604 numaralı ayetlerde geçer. Bu sayılar tekrarsız olarak toplandığında 361 19 x 19 sayısını elde ederiz. İlk başlangıç harflerinden Elif, Lam, Mim; Bakara Suresi, 1. ayet son başlangıç harflerine Nun; Kalem Suresi, 1. ayet kadar olan ayet sayısı 19 x 277'tür. Başlangıç harflerinin bulunduğu ilk sure ile başlangıç harflerinin bulunduğu son sure arasında, başlangıç harflerinin bulunmadığı 38 19 x 2 sure vardır. "Rahman" kelimesi ise Kuran'da 57 19 x 3 defa geçmektedir. Kuran'da bahsi geçen 30 farklı rakam vardır. Kuran'da geçen tüm bu sayıları tekrarlar dikkate alınmadan topladığımızda çıkan sayı Bu da 19'un katıdır 1+2+3+4+5+6+7+8+9+10+11+12+19+20+30+40+50+60+70+80+99+100+200+ 300+ 19 x Bu 30 farklı sayıya ek olarak Kuran'da 8 tane kesirli sayıdan bahsedilir. Bunlar 1/10, 1/8, 1/6, 1/5, 1/4, 1/3, 1/2, 2/3'tür. Böylece Kuran 38 19 x 2 farklı sayı içerir. Kuran'ın en başından itibaren 19 ayete sahip ilk suresi İnfitar Suresi'dir. Bu surenin diğer bir özelliği son kelimesinin Allah olmasıdır. Bu aynı zamanda Rabbimiz'in "Allah" olarak zikredilen, Kuran'daki sondan 19. İsmidir. Kaf harfi ile başlayan 50. surede 57 19 x 3 adet Kaf harfi vardır. Başında Kaf harfi bulunan 42. surede yine 57 19x3 adet Kaf harfi bulunur. 50. surenin 45 ayeti vardır. Bunları toplarsak sonuç 95 19 x 5'tir. 42. surenin 53 ayeti vardır. Bunları toplarsak 42+53 yine 95 19 x 5'tir. Tüm Kuran'da; - Etiu itaat ediniz kelimesi 19 kere, - Abd kul, abid kulluk eden kişi ve ibadet kelimeleri ise toplam 152 8 x 19 kere geçmektedir. OLAĞANÜSTÜ BİR SAYI 19 Ondokuz, 9 ve 10 sayılarının ilk kuvvetlerinin toplamıdır. 9 ve 10 sayılarının ikinci kuvvetleri arasındaki fark da 19 sayısını verir. Güneş, Ay ve Dünya her 19 yılda bir aynı göreceli pozisyonda sıralanırlar. Halley kuyruklu yıldızı her 76 19 x 4 yılda bir Güneş Sistemi'nin içinden geçer. 19 sayısının Paskal üçgenindeki yeri Paskal üçgeninde ilk 19 rakamın toplamı 382x19'dir. Paskal üçgenindeki ilk 19 sayının toplamı, 573x19'dir. Kuran ayetlerinin indiriliş sırasına göre, 19 şifresinin Paskal üçgeni ile bağlantısı İlk vahiy olan 96. sure sondan 19. suredir. 19 ayetten oluşur ve bu surede toplam 285 19 x 15 harf vardır. Vahyin ilk 5 ayetinde ise 76 19 x 4 kelime bulunmaktadır. İkinci olarak vahyedilen 68. surede vahyolunan ilk ayetler 38 19 x 2 kelimeden oluşmaktadır. Üçüncü vahiy olan 73. sure, 57 19 x 3 kelimeden oluşmaktadır. O Kuran, alemleri için yalnızca bir zikir öğüt ve hatırlatma dir. Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz. Sad Suresi, 87-88 “Neden 19 sayısı?” şeklindeki bir soruya verilecek cevap, yine bu sayının özelliklerini bilmekle mümkün olur. Bu maksatla biraz üzerinde durmakta ve bu sayıyı tanımakta yarar var 19 sayısı, kendine, yani bire ve katlarına bölünebilir, bu yüzden ilgi çekicidir. 19’u meydana getiren 1 ve 9 sayıları, ondalık sistemin en küçük ve en büyük değerleridir. 19 sayısı 10 ile 9’un toplamından meydana gelmekte ve bu iki sayının karelerinin farkı yine 19’u vermektedir. Yani 100 – 81=19. 19 sayısının astronomide de önemli bir yeri vardır. Mesela, Kameri ve Şemsi ay ve güneş hesaplarına göre tespit edilen aylar arasında 19 senede bir gerçekleşen bir tevafuk / uyum vardır. 235 Kameri ay, 19 Şemsi senesine tam olarak uymaktadır. Dünya, ay ve güneş, her 19 yılda bir aynı konumlara gelmektedir. 19 yılda bir gerçekleşen bu olay, “Meton Devresi” olarak bilinir. a Esrarengiz Anahtar Besmele Kur’an-ı Kerim’de 114 sure vardır. Bu da 19’un 6 katı eder. 9. Sure olan Tevbe suresi hariç olmak üzere, bütün surelerin başında bulunan ve Fatiha suresinin de ilk ayeti sayılan “Besmele” de Kur’an’da 114 defa geçmektedir. Tevbe suresinin başında bulunmayan Besmele ise 27. Sure olan ve 19. Cüzde bulunan Neml suresinin 30. Ayetidir. Burada da yine ayrı bir tevafuk bulunmaktadır ki, Tevbe suresinden itibaren sayılarak gidilirse, tam 19 sure sonra, Neml suresidir. Yine eksik Besmele, 27. Surenin 30. Ayetinde bulunmaktadır. Bunda da bir tevafuk var. 30 ile 27 toplânınca, 57 yapmaktadır. Bu da malum 19’un katıdır Yani, 19x3 = 57’dir. Bu durumda kayıp yok. Burada bulduğumuz Besmele, diğer 113 Besmeleye ilave edilince rakam tamamlanıyor ve yine 19 şifresi bozulmuyor. Yani 114 6 = 19 veya 19 x 6 = 114. Böylece Besmele, Kur’an’ın tamamını açan bir anahtar durumunda oluyor. Besmeleyi meydana getiren Kur’an harflerinin sayısı da 19 adettir. Yine Besmeleyi meydana getiren dört kelimeden her biri de Kur’an’da 19 katı olarak bulunmaktadır. “İSM” kelimesi, bütün Kur’an’da 19 defa, “ALLAH” 2698 19x142 defa geçmektedir. Buna yukarıda Üstad'ın tespitlerinde yer verdiğimiz 2806 rakamına bakılarak itiraz edilmesin. Çünkü Üstad, “Allah” yerine geçen zamirleri de sayıya dahil etmiştir. Fazlalık bu yüzdendir. Yine “ER-RAHMAN” 57 19x3, “ER-RAHİM” 114 19X6 defa geçmektedir. Bu dört kelimenin 19’un kaç katı geçtiğini gösteren rakamlar da yine 19’un katıdır. Yani 1+142+3+6=152. 152 19 = 8 yapmaktadır veya 19x8 = 152’dir. b İlk nazil olan Sure Alâk Suresi. Bilindiği gibi, Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil olan suresi, Alâk suresidir. Alâk suresi, Kur’an nazil olup tamamlandıktan sonra Cibril as’in işaretiyle Peygamberimiz tarafından tertip edilmiş ve sondan 19. Sure olarak yerleştirilmiştir. 19 ayeti vardır ve ilk vahyedilen ayetler, yani ilk beş ayet 19 kelimedir. Yine bu ayetleri teşkil eden harflerin sayısı da 76’dır. Yani, 19x4=76 veya 76’yı 19’a bölersek, 4 katını buluruz. Alâk suresinin harflerini tek tek sayarsanız, 285 rakamını bulursunuz. Bu da yine bir 19 şifresidir. Yani, 19x15 = 285. c Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil olduğu geceyi anlatan sure Kadir Suresi. Kur’an-ı Kerim’in ilk nazil geceden bahseden surenin adı bilindiği gibi, Kadir Suresi. Bu surede de muhteşem bir güzellikle süslenmiş, 19 tevafukları var. Bu surenin harf sayısı tam 114. Yani 19’un 6 katı. Bu rakamı hatırlıyoruz. Kur’an surelerinin sayısı, Besmelenin sayısı. Bu da gösteriyor ki, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başladığı geceden bahsetmesi, Kur’an'ın 114 sure olacağına ve her biri Besmele ile başlayacağına bir işaret. Mucize içinde mucize görmek ve iç içe geçmeli sistemi Matris sistemi daha iyi anlamak istiyorsanız, yine aynı surenin ayetlerindeki harfleri tek saymalısınız. Bu sayıların 19 merkezli bir aritmetik dizi meydana getirdiği ve çeşitli kombinezonlarla 19’un 114’e kadar olan bütün katlarını ortaya koyduğunu göreceksiniz. Kadir suresinin 5 ayetinin harf sayıları 36, 18, 19, 20 ve 21 adettir. Evet, sadece bu sayı dizisiyle indirilen Kadir suresi bile Kur’an’ın Allah kelamı olduğunu ispata kafidir. Sırf bu özelliğinden dolayı Kur’an-ı Kerim’i taklit etmek mümkün olmamıştır. Nitekim, bu gerçeği ifade eden bir ayet-i Kerim’e şöyledir “Ey Muhammed! De ki “İnsanlar ve cinler, bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine de yardım etseler, onun bir benzerini getiremezler.”2. Bir başka ayette ise benzerini getirmeleri istenilen şey Kur’an değil, sadece bir suredir; kısa veya uzun bir sure o kadar “Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur’an’ın Allah sözü olduğu hakkında şüpheniz varsa, haydi onun surelerinden birine benzer bir sure meydana getirin ve Allah’tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırırn, iddianızda haklı iseniz. Bunu yapamazsanız –ki hiçbir zaman yapamayacaksınız– yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten sakının!”3 d Üç İhlas bir Fatiha ile Hatimde 19 rakamı. Üç İhlâs bir Fatiha okuyarak hatim yerine niyaz ettiğimiz formül de yine 19 ayettir. İhlas suresi 4 ayet. 4x3 = 12. Fatiha suresi 7 ayet. 12+7 = 19. e Huruf-u Mukattaa Kesik harfler. SAD Başında mukattaa olarak bulunan Sad harfi bulunan 7, 19 ve 38. Sureleri, yani Araf, Meryem ve Sâd surelerini ele aldığımızda, bu üç suredeki harflerin toplam sayısı da 152 dir. Yani 19’un 8 katı. NUN Bu harfle başlayan 68. Surenin Kalem Suresi çeşitli yerlerine dağılan Nun harflerini sayınca, çıkan rakamın 133 olduğunu göreceksiniz. Yani 19’un 7 katı. KEF, HA, YA, AYIN, SAD Bu seferde 19. sureyi, Meryem suresini ele alalım. Bu surenin başında yer alan Mukatta harflerinin sayısı 798 olup, 19’un 42 katıdır. HA, MİM, AYIN, SİN, KAF 42. sure, Şura suresinin ilk ayetlerinde yer alan Ha, Mim, Ayn, Sin, Kaf harflerinin bu surede ne kadar geçtiğini sayacak olursak, 570 adet olduğunu göreceğiz. Yani 19’un tam 30 katı. Yani, 570 19 = 30. ELİF, LAM, MİM, RA 13. sure olan Ra’d suresinin başındaki Elif, Lam, Mim, Ra harflerinin suredeki adedi ise 1501 dir. Yani, 19’un tam tamına 79 katı. ELİF, LAM, MİM Değişik bir misal olarak, başında Elif, Lam, Mim harflerinin bulunduğu 7 sure var ve bu yedi surede geçen Elif, Lam, Mim harflerinin toplamı 26676 dır. Yani, 19’a bölersek 1404 rakamını buluruz. Bu da bize bu harflerin toplam sayısının 19 un 1404 katı olduğunu gösterir. HA, MİM Kur’anda yine 7 surede Ha, Mim şifresi vardır. Bu şifrelerin geçtiği suredeki Ha ve Mim harflerinin toplamı 2147 dir. Yani, 113x19 dur. KAF Kur’anda 50. Sure Kaf suresidir. İlk ayeti olan Kaf harfinden dolayı bu adı almıştır. Sure boyunca geçen Kaf harfinin sayısı 57’dir. Yani, 19’un 3 katı. Bir fazla olsa 58 olur ve şifreyi bozar. İşte bu surede bu inceliğe ve dikkate rastlıyoruz. Bu sureyi ilginç kılan husus da budur. Yani, millet ve topluluk anlamına gelen “Kavim” kelimesi başında “Kaf” bulunduğu için değiştirilir. Bir fazla gelse şifreyi bozacağı için “Kavmi Lut” yerine “ve ihvani Lut” diye ifade edilmiştir. HA, MİM, AYIN, SİN, KAF Başındaki mukatta harflerinin arasında Kaf harfi bulunan bir sure daha vardır. Bu da 42. Sure olup, yani Şura suresi olup, başında beş harfli bir terkip vardır. Bu surede geçen “Kaf” harflerinin sayısı yukarıda da ifade ettiğimiz gibi 57’dir. Yani, 19’un 3 katı. 42. ve 50. Surelerdeki Kaf harfi sayıları 114 yapmaktadır. Bu da Kaf harfiye başlayan Kur’an’a güzel bir işarettir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Kur’an 114 suredir. Uyum her yerde aynı, tevafuklarda şaşma yok. Demek ki bu 19 da ciddi bir maksat var ve bunu yapan kasten yapmıştır. Yoksa Kur’an gibi makamı, mevkisi, beyanı, manası ve indirilişi ile tamamen üstün bir keyfiyete ve mucizeliğe sahip olan bir kitap da basit bile olsa hata yapılmaz. Bu yüzden bazılarının takılıp kaldığı “RAHİM” kelimesinin bir fazla geçtiği iddiası ortalığı karıştırmış ve bazıları sınavı kaybetmiştir. Çünkü söz konusu fazla “Rahim” kelimesi her yerde Allah için kullanıldığı halde, Tevbe suresinde yani, 9. Surenin 128. Ayetinde Hz. Peygamber için kullanılmıştır. Bu Allah’ın ona bir iltifatı ve kadrini bilmemiz için bize düşkünlüğünü ifade eden bir hatırlatmadır. Bu yüzden şifre yine bozulmuyor. Buna itiraz eden kişi, ya kasten karıştırmak istedi, ya da oradaki zamirin Hz. Peygambere atıf olduğunu bilmeyecek kadar Arapça’yı bilmeyen birisi idi. Bu misalleri uzatmak mümkündür. Ancak biz, bir örnek daha vermek sureti ile konuyu noktalamak istiyoruz. O da Bakara suresinin 245. Ayetidir. Bu ayetteki “Basta” kelimesinin okunuşu “Sin” ile, yazılışı “Sad” iledir. Bunu Peygamberimize bizzat Cebrail’in dikte ettirdiği nakledilmektedir. Çünkü “yebsutu” kelimesi “Sin” harfi ile yazılırsa bu suredeki “Sin” sayısı fazla olacak ve şifre bozulacaktır. Bunun yerine “Sad” harfiyle yazdırılması dikte ettirilmiştir ve bütün Kur’an nüshalarında Sad’ın altında küçük bir Sin vardır. Bu da "bu kelimeyi Sad ile yazdırdık, ancak siz Sin ile okuyun" anlamına gelmektedir. Çünkü Sad harfiyle yazılmamış olsaydı bu surede bir adet Sad harfi eksik olacak ve şifre bozulacaktı, tıpkı yukarıda anlattığımız Kaf harfi misalinde olduğu gibi. Bunları görmezlikten gelmek kısaca, nasipsizlikten başka bir şey değildir. Ne diyelim Allah hidayet versin. Bu da 19’un ayrı bir cilvesidir. Çünkü Arap alfabesindeki H, D, Y harflerinden meydana gelen HÜDA HDY kelimesinin Ebced hesabına göre sayı değeri de yine 19 etmektedir. Hüda kelimesi Kur’an'da çok tekrarlanır ve yol gösterici, hidayete erdirici manasına gelmektedir.4 “... Allah kime hidayet ederse, o doğru yoldadır. Kimi de sapıklıkta bırakırsa, artık onun için doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.”5 ayetinde olduğu gibi. Hidayet elbette Allah’tandır. Ancak, kişinin kendi iradesiyle hidayetini istemesi ve bunun için az da olsa bir gayret sarf etmesi gerekmektedir. Tıpkı bir işe girmek isteyen kişinin önce bir dilekçe ile müracaat etmesi gibi, işin peşine düşmesi ve hidayete talip olduğunu bildirmesi gerekmektedir. Bir de tamamen sapıklar vardır ki, onlara ne Allah’ın gösterdiği deliller, ne Kur’an, ne ilim fayda verir, ne de koca evren bir şey anlatabilir. Bu tür kimseler hakkı kabul etmeye olan kabiliyetsizlikleri ve kibirleri yüzünden kendilerini mahvetmişlerdir. Bu tür kimseler için de şöyle buyurulmaktadır “Yeryüzünde, haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimi gereği gibi anlamaktan uzaklaştırırım. O kibirlenenler, her türlü mucizeyi görseler bile yine de onlara iman etmezler. Doğru yolu görseler o yolu tutup gitmezler. Ama sapıklık yolunu görseler o yola girerler. Öyle! Çünkü onlar ayetlerimizi yalan saymayı adet haline getirmiş ve onlardan gafil olagelmişlerdir.”6 Böyle bir talihsizlikten daha acınacak bir hal olamaz. İstediği zaman ulaşabileceği kadar yakın olan böylesine ilginç nakışlarla dokunmuş ve ince sırlarla bezenmiş olan kitabını görmezlikten gelenlere ne yapılabilir ki... kör, sağır ve dilsiz yaşamak, ne kadar ağır bir haldir, bunu anlamak için ancak yaşamak gerekir. Fakat böyle bir hale düşmeyi herhalde isteyecek aklı başında bir tek fert yoktur. Netice Bütün yönleri ile mucize olan Kur’an, her asırda sanki yeni nazil oluyormuş gibi, iman sahiplerine yol göstermeye devam ediyor. Zaman yaşlandıkça o gençleşiyor. Kıyamete doğru ilerledikçe onun gizlilikleri ortaya çıkıyor. Gerek iyi niyetli, gerekse kötü niyetli olarak yaklaşanlar, onun daha çok gündemde kalmasını sağlıyor. Böylece kendini faş ediyor ve aradan perdeleri kaldırıyor. Yukarıda verdiğimiz örneklerin tesadüf olduğunu düşünmek nasipsizlikten başka bir şey değildir. Zaten bilinmektedir ki, hesap olan yerde tesadüf bulunmaz. Yani o bir mucize, o bir esrar kaynağı, o, kıyamete kadar evreni aydınlatacak eskimeyen, modası geçmeyen ve unutulmayan, unutulmayacak olan, unutulduğu zaman her şeyin bittiğinin işareti ve habercisi olan evrensel bir mesaj ve beşer elinin asla yetişemeyeceği bir Allah kelamı... Kur'an'ın bir kanadı geçmişte, bir kanadı gelecekte, kökü ve bir kanadı eski peygamberlerin ittifaklı hakikatleri olduğu ve bu onları tasdik ve teyit ettiği ve onlar dahi tevafukun lisan-ı haliyle bunu tasdik ettikleri gibi, öyle de Evliya ve asfiya/sofiler gibi ondan hayat alan semereleri, canlı tekemmülleriyle, mübarek ağaçlarının canlı, feyizli ve hakikatin anası olduğuna delalet eden ve ikinci kanadının himayesi altında yetişen ve yaşayan velayetin bütün hak tarîkatları ve İslâmiyet’in bütün hakikatli ilimleri, Kur’an’ın hakkın gözü ve hakikatin kaynağı ve her şeyi içine alan zengin ifade tarzında misilsiz bir hârika olduğuna şahadet eder. Kur'an’ın altı ciheti nuranidir, doğruluk ve hakkaniyetini gösterir. Evet, altında hüccet ve burhan direkleri, üstünde mucizelik mührü parıltıları, önünde ve hedefinde iki cihan mutluluğu hediyeleri, arkasında istinat noktası semavî vahiy hakikatleri, sağında hadsiz doğru akılların deliller ile tasdikleri, solunda selim kalplerin ve temiz vicdanların ciddî itminanları ve samimî çekiciliğine kapılmaları ve teslimiyetleri; Kur’an’ın fevkalâde, hârika, metin, hücum edilmez bir semavi ve arz kalesi olduğunu ispat ettikleri gibi, altı makamdan dahi onun ayn-ı hak ve sadık olduğuna ve beşerin kelâmı olmadığına, hem yanlış olmadığına imza eden, başta bu kâinatta daima güzelliği izhar, iyiliği ve doğruluğu himaye ve sahtekârları ve müfterileri imha ve izale etmek âdetini bir düstur-u faaliyet ittihaz eden bu kâinatın mutasarrıfı, o Kur’an’a âlemde en makbul, en yüksek, en hâkimane bir makam-ı hürmet ve bir mertebe-i muvaffakiyet vermesiyle onu tasdik ve imza ettiği gibi, İslâmiyet’in membaı ve Kur’an'ın tercümanı olan zâtın herkesten ziyade ona itikat ve ihtiramı ve nüzulü zamanında uyku gibi bir vaziyette bulunması ve sair kelâmları ona yetişememesi ve bir derece benzememesi ve ümmiliğiyle beraber gitmiş ve gelecek hakikî kevni hadiseleri/tabiat olaylarını, gaybi bir şekilde Kur'an ile tereddütsüz ve itminan ile beyan etmesi ve çok dikkatli gözlerin nazarı altında hiçbir hile, hiçbir yanlış vaziyeti görülmeyen o tercümanın, bütün kuvvetiyle Kur'an'ın her bir hükmüne iman edip tasdik etmesi ve hiçbir şey onu sarsmaması; Kur'an semavî, hakkaniyetli ve kendi Hâlık-ı Rahîm'inin mübarek kelâmı olduğunu imza ediyor.7 Kısaca özetleyecek olursak; hayatta tesadüfe dayanan hiçbir şey yoktur. Elimizde bulunan Kitap, pek çok yönüyle mucize olduğunu gösteriyor. Üstad Bediüzzaman, Yirmi Beşinci Söz'de, Kur’an’ın kırk yönüyle mucize olduğunu ispat etmiş. Gelişen bilim ve teknoloji ile diğer hadiseler de yakın bir zamanda belki 400 yönden daha mucize olduğunu ilmen ispat edecek. Böyle kıymetli işlerle meşgul olmak ve manevi kazanç elde etmek varken, onu batıl zevklere alet etmenin ve sadece gaybı taşlamaktan ibaret olan fal ve falcılık çeşitlerine alet etmenin ve bu işlerle meşgul olmanın ne manası ne de mantığı vardır!.. Elbette aklı başında ve inanan bir kimse bu tür şeylerle meşgul olmayacaktır ve zaten kısa ve az olan ömrünü faydalı yollarda harcayacak, insanlara elinden geldiği nispette yardımcı olarak doğruyu göstermeye çalışacaktır. Dipnotlar 1 Risale-i Nur Külliyatı-II, İşarat’ül-İcaz, 2 İsra Suresi, 17/88. 3 Bakara, 23-24; Yunus, 10/37; Hûd, 11/13; Kasas, 28/49. 4 Arslan, Kur’an Hakkında Bilmediklerimiz, 47-53; Nurbaki, Kur’an Mucizeleri, 23-26. 5 Kehf, 18/17. 6 A’raf, 7/146. 7 Risale-i Nur Külliyatı-I, 7. Şua, s. 912 فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِّن قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ Fe tebesseme dâhıken min kavlihâ ve kâle rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihînsâlihîne. fe o zaman, böylece tebesseme tebessüm etti dâhıken gülerek min kavli-hâ onun sözüne ve kâle ve dedi rabbi Rab evzı'nî beni başarılı kıl en eşkure benim şükretmem ni'mete-ke senin ni'metin elletî ki o en'amte sen ni'met verdin aleyye bana ve alâ ve üzerine vâlideyye anne ve babam ve en a'mele salihan ve benim salih amel nefs tezkiyesi yapmam terdâ-hu sen ondan razı oldun ve edhıl-nî ve beni dahil et bi rahmeti-ke senin rahmetin ile fî içinde, vardır ibâdi-ke senin kulların es sâlihîne salihler Abdulbaki Gölpınarlı Süleyman, onun sözünü duyunca hafifçe güldü de Rabbim dedi, bana ve anamla babama verdiğin nîmetlere şükretmemi ve razı olacağın iyi işlerde bulunmamı ilhâm et bana ve rahmetinle, beni temiz kullarının arasına kat. Abdullah Parlıyan Süleyman karıncanın bu sözüne neşeyle güldü ve “Ey Rabbim!” dedi. “İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve ana babama bahşettiğin nimetler için, sana hep şükreden biri olayım ve hep senin razı olacağın işler yapayım, rahmetine ve doğru dürüst olan kullarının arasına koy.” Adem Uğur Süleyman onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat. Ahmed Hulusi Karıncanın sözünden dolayı tebessüm etti Süleyman ve şöyle dedi "Rabbim. . . Bana ve ana-babama bahşettiğin nimete şükretmeme, razı olacağın sâlih amel yapmama beni muvaffak kıl ve hakikatimdeki Rahıym isminden gelen rahmetinle beni sâlih kullarının içine dâhil et. " Ahmet Tekin Süleyman onun sözlerine tebessüm ederek güldü'Rabbim, bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve hâlis niyet ve amaçlarla, hoşnut olacağın, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirmemi, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlamamı, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olmamı, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlememi gönlüme ilham et, gazabını davet eden şeylerden uzak tut. Rahmetinle beni dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi mü’minlerin, sâlih kullarının arasına kat.' dedi. Ahmet Varol Süleyman onun bu sözüne gülümsedi ve dedi ki 'Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi, senin hoşnut olacağın salih amel işlememi bana ilham et ve rahmetinle salih kullarının arasına kat.' Ali Bulaç Süleyman Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." Ali Fikri Yavuz Karıncaların konuştuğu sözü anlıyan Süleyman karıncanın bu sözünden gülercesine tebessüm etti ve şöyle dedi “- Ey Rabbim! Bana ilham et ki, hem bana, hem de ebeveynime ihsan buyurduğun nimetine şükredeyim; ve razı olacağın iyi bir amel yapayım. Beni de rahmetinle salih kullarının arasına cennete koy.” Ali Ünal Bu sözleri işiten Süleyman, Allah’ın lütufları karşısında duyduğu masum bir mutluluk içinde gülümsedi ve “Rabbim,” dedi, “beni öyle yönlendir ki, bana ve anne–babama olan nimetlerinden dolayı Sana hakkıyla şükredeyim ve daima razı olacağın işler yapayım. Ayrıca, bana rahmetinle muamele et de, beni salih kullarının arasına kat!” Bayraktar Bayraklı Bunun üzerine Süleyman, karıncanın sözüne güldü ve şöyle dedi “Rabbim! Bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkan ver ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven iyi kullarının arasına sok!” Bekir Sadak Suleyman, onun sozune hafifce guldu ve Rabbim! Bana ve ana babama verdigin nimete sukurde, hosnut olacagin isi yapmakta beni muvaffak kil. Rahmetinle, beni iyi kullarinin arasina koy» dedi. Celal Yıldırım Bunun üzerine Süleyman, karıncanın o sözüne gülerek tebessüm etti ve Ey Rabbim!» dedi, bana, anama-babama verdiğin nimetlere şükretmemi ve senin hoşnut olacağın iyi-yararlı işde bulunmamı bana ilham eyle ve beni kendi rahmetinle sâlih kulların arasına sok.» Cemal Külünkoğlu Süleyman, karıncanın sesini duyunca gülümseyerek dedi ki “Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle! Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat!” Diyanet İşleri eski Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve 'Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy' dedi. Diyanet Vakfi Süleyman onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat. Edip Yüksel Onun sözüne gülerek, “Efendim, senin bana ve ana babama bağışladığın nimetlerine şükretmeye ve hoşnut olacağın erdemli davranışlarda bulunmaya beni yönelt. Rahmetinle, beni erdemli kullarının arasına sok.” Elmalılı Hamdi Yazır O da bunun sözünden gülercesine tebessüm etti de ya rabb! Dedi beni nefsime zâbıt kıl ki bana ve valideynime in'am buyurduğun ni'metine şükredeyim ve razı olacağın iyi bir amel yapayım ve beni rahmetinle salih kulların miyanına idhal buyur Erhan Aktaş Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülümsedi. Ve “Ey Rabb’im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında, şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve rahmetinle beni salih1 kullarının arasına kat.” dedi. 1- Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst. Gültekin Onan Süleyman Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." Hakkı Yılmaz Sonra da Süleymân, dişi karıncanın sözünden/kararından dolayı gülerek tebessüm etti. Ve “Rabbim! Bana, anne-babama lütfettiğin nimetinin karşılığını ödememi, hoşnut olacağın sâlihi işlememi gönlüme getir ve rahmetinle beni sâlih kullarının içine kat” dedi. Harun Yıldırım Süleyman onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse anababama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat. Hasan Basri Çantay Süleyman onun bu sözünden gülercesine tebessüm etdi de Ey Rabbim, dedi, bana ve ana ve babama lûtfetdiğin ni'metine şükr etmemi ve geri kalan ömrüm içinde Senin raazî olacağın iyi işler yapmamı bana ilham et. Rahmetinle beni de cennetde saalih kullarının arasına sok». Hayrat Neşriyat Bunun üzerine Süleymân onun sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve dedi ki 'Rabbim! Beni ve ana-babamı ni'metlendirdiğin ni'metine şükretmemi ve râzı olacağın sâlih ameller işlememi bana ilhâm eyle ve rahmetinle beni sâlih kullarının arasına kat!' İbni Kesir Onun bu sözü üzerine gülerek tebessüm etti ve dedi ki Rabbım; bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde ve hoşnud olacağın şeyi yapmakta beni muvaffak kıl ve rahmetinle beni salih kullarının arasına kat. İskender Evrenosoğlu Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülerek tebessüm etti. Ve "Rabbim, bana, anne ve babama en'am buyurduğun ni'metlere şükretmekte ve Senin razı olduğun salih amel nefs tezkiyesi yapmakta beni başarılı kıl. Ve beni, rahmetinle salih kullarının arasına dahil et." dedi. Kadri Çelik Süleyman Onun bu sözü üzerine gülerek tebessüm etti ve dedi ki “Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat.” Mehmet Ali Eroğlu "Ey Rabbim; bana, ana-babama verdiğin nimetlere şükretmemi ve razılığını ilham ediver. Merhametinle salih kulların arasına al! " Süleyman karıncanın sözüne gülüp böyle demiştir. Mehmet Okuyan Süleyman, karıncanın sözünden dolayı neşeyle tebessüm etmiş ve şöyle demişti “Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmemde ve razı olacağın iyi işler yapmamda beni başarılı kıl! Beni merhametinle iyi kullarının arasına kat!” Metin Durali O da, onun yönetici kadinin bu sözünden dolayi bir direnisle karsilasmadigi ve bir zarar söz konusu olmayacagindan dolayi gülercesine tebessüm etti ve “Ey Rabbim, beni nefsime hâkim kil ki, bana ve anama-babama verdigin nimetlere sükredeyim ve hosnut olacagin iyi bir is yapayim ve beni rahmetinle iyi kullarin arasina sok!” dedi. Detayli açiklama için Muhammed Celal Şems Bunun üzerine Süleyman tebessüm etti ve onun bu sözüne gülerek dedi ki “Rabbim, bana ve ana babama verdiğin nimetten dolayı Sana şükretmemi ve hoşuna gidecek salih amellerde bulunmamı nasip et. Beni Kendi Rahmetin ile salih kullarının arasına kat.” Muhammed Esed Süleyman temsildeki karıncanın bu sözüne neşeyle güldü ve "Ey Rabbim!" dedi, "İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve ana babama bahşettiğin nimetler için sana hep şükreden biri olayım; ve hep Senin hoşnut olacağın dürüst ve erdemli işler yapıyor olayım; ve beni, rahmetinle, dürüst ve erdemli kulların arasına sok!" Mustafa Çevik 17-19 Bir gün Süleyman kendi yerli halkından, yabancılardan cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu toplayıp yola çıktı, Karınca Vadisi’ne gelince vadinin halkından olan birisi kavmine şöyle seslendi “Ey Karınca Vadisi’nin Halkı! Hemen evlerinize girin ki, Süleyman’ın ordusunun size bir zararı dokunmasın.” Süleyman bu sözleri duyunca tebessüm etti ve ardından da, “Rabbim bana, ana ve babama bahşettiğin sayısız nimetlere şükretmeyi, her zaman Seni razı edecek işler yapmayı nasip eyle, şefkat ve merhametinle hayırlı, erdemli kulların zümresinden olmayı lütfeyle.” diye dua etti. Mustafa İslamoğlu Komutu onun vermesinden dolayı Süleyman gülercesine tebessüm etti ve "Rabbim!" dedi, "İç dünyamı öyle bir düzene sok ki, Senin bana ve ana-babama bahşettiğin nimetlere layıkıyla şükreden ve hep Senin hoşnut olacağın güzel işler yapan biri olayın; ve beni rahmetinle erdemli kullarının arasına kat!" Ömer Nasuhi Bilmen Hazreti Süleyman Artık onun sözünden gülercesine tebessüm etti ve dedi ki Yarabbi! Bana ilham buyur, bana ve anama babama in'am buyurmuş olduğun nîmetine şükredeyim ve senin razı olacağın sâlih amelde bulunayım ve beni rahmetinle sâlihler olan kullarının zümresine idhal buyur.» Ömer Öngüt Onun bu sözüne gülercesine tebessüm etti ve şöyle dedi “Ey Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnud olacağın iyi işi yapmamı gönlüme ihsan eyle. Rahmetinle beni sâlih kullarının arasına kat!” Şaban Piriş Süleyman, karıncanın bu sözüne gülerek tebessüm edip -Rabbim! bana ve anama babama verdiğin nimetine şükretmemi ve hoşnut olacağın işi yapmamı bana kolay kıl, beni rahmetinle iyi kulların arasına kat. Sadık Türkmen Süleyman onun sözüne tebessüm etti. Dedi ki “Rabbim, bana ve anneme-babama lütfettiğin nimetine şükretmeye ve beğeneceğin faydalı iş yapmaya beni muvaffak kıl. Ve beni, rahmetinle salih kullarının arasına kat!” Seyyid Kutub Süleyman, karıncanın dediklerini işitince gülümseyerek dedi ki; Ya Rabbi gerek bana ve gerekse ana babama bağışladığın nimetlere olanca gücümle şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi işler yapmamı nasip eyle, rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat.» Suat Yıldırım Onun sesini işiten Süleyman tebessüm ederek "Ya Rabbî, dedi, beni nefsime öyle hâkim kıl ki gerek bana, gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim, Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim. Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dahil eyle!" Süleyman Ateş Süleymân Onun sözüne gülümseyerek dedi "Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin ni'mete şükretmemi, senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve rahmetinle beni iyi kullarının arasına sok." Süleymaniye Vakfı Karıncanın sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti. “Sahibim, bana ve ana babama ettiğin iyilikten ötürü şükretme fırsatı ver. Senin razı olacağın iyi işler yapayım. İkramınla beni iyiler arasına kat.” Tefhim-ul Kuran Süleyman Onun bu sözü üzerine gülerek tebessüm etti ve dedi ki Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat.» Ümit Şimşek Bu söze gülümseyen Süleyman 'Rabbim,' dedi. 'Bana, anne ve babama lütfettiğin nimetlere şükretmeyi ve seni razı edecek güzel işler yapmayı bana ilham et. Ve beni, salih kullarınla birlikte rahmetine al.' Yaşar Nuri Öztürk Bunun üzerine Süleyman, karıncanın sözüne güldü ve dedi "Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok." En üste taşıEn alta taşıBu yazarın mealini okumaya devam et Bir sureye/ayete tıkladığınızda mealler ilk başta yazar ismine göre alfabetik olarak sıralanır. Yazar isminin solundaki kutucuğu yukarı/aşağı taşıyarak sıralamayı istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz. Tarayıcınızın çerezlerini silmediğiniz sürece tercihiniz daha sonraki ziyaretlerinizde hatırlanacaktır. Ayrıca bir yazarın ismine sağ tıklayarak bu yazarın mealinin en üstte veya en altta görünmesini de sağlayabilirsiniz. Siz Yüce Allah’a nasıl dua edersiniz? Aşağıya, Neml suresinin 19. ayetinde geçen ifadelerin de içinde yer aldığı bir dua örneği yazınız. sorusunun cevabını kısaca Yüce Allah’a nasıl dua edersiniz? Aşağıya, Neml suresinin 19. ayetinde geçen ifadelerin de içinde yer aldığı bir dua örneği Suresi 19. ayet “Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki Ey Rabb’im! Beni, bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!DUA ÖRNEĞİ YAZINIZEy Yüce Allah’ım yalnız sena dua eder, yalnız senden yardım senin kulunuz, tek yardımcımız, tek ilahımız beni anne ve babamı kardeşlerimi bu dünyada ve ahirette mutlu senin verdiğini nimetlere şükreden ve senin razı olduğun güzel ibadetleri yapan kullarından salih kullarının arasına Rahmansın, Rahimsin, gücü sonsuz olansız. Sen éol” desen her şey geldik, ellerimizi açtık. Resülün Hz. Muhammed in hürmetine dualarımızı kabul Hamd Alemlerin Rabbinedir.

neml suresi 19 ayette yer alan dua nedir