Murathan Mungan 1955 yılında İstanbul’da doğmuştur. Ancak çocukluğu ve gençliği memleketi olan Mardin’de geçmiştir. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirmiştir. Murathan Mungan, çağdaş Türk edebiyatının en başarılı şairlerinden biridir. Doğum günün kutlu olsun. Gülmek senin için bir tutku olsun. Olur da birgün ağlarsan eğer o da mutluluktan olsun. Doğum günün kutlu olsun. Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz. Doğum günün kutlu olsun. Yeni yaşın önce sağlık ve huzur sonra dilediğin tüm mutlulukları getirsin , nice yıllara. İçinde kadın olan,kadını anlatan kitapları seviyorum. Murathan Mungan'ı da seviyorum.O zaman bu kitap okunmalıydı:)İçinde;yaşamaya çalışan,hayalkırıklıkları olan,sevilen, sevilmeyen, kendinden nefret eden,kendini başarılı sanan,iş kadını, ev hanımı olan kadınlara ait hikayeler ve onların arkasına saklanmış bir murathan mungan Merhaba Tenefüs Okuyucuları 21 nisanın yani Murathan Mungan'ın doğum gününün geçmesi üzerine bugün size ondan bahsedeceğim. Mardinli bir ailenin çocuğu olan Murathan Mungan, yazı hayatı boyunca şiir, öykü, roman, deneme, tiyatro oyunu, sinema yazısı, senaryo, masal, şarkı sözü gibi farklı türlere ait MurathanMungan şiiri. 02:42. March 30, 2022. Ne dilediğinize dikkat edin 🤔 Giden bir ruhun doğum günü🌷 Murathanmungan - Die ausgezeichnetesten Murathan mungan ausführlich verglichen. ᐅ Unsere Bestenliste Jul/2022 → Ausführlicher Produkttest ☑ TOP Murathan mungan ☑ Bester Preis ☑ Preis-Leistungs-Sieger - Direkt lesen! Navigationsmenü. Oda, Poster ve Şeylerin Kederi, 1993; Mırıldandıklarım, 1990; Dağınık Yatak, 1997 ESoq5. DOĞUM Tarihte Bugün 21 Nisan 1955 Murathan Mungan Kimdir Doğum Günü DİKKAT! Yorum yazmak için üye girişi gereklidir. DİKKAT! Ücretsiz Üye Olarak Siteyi Daha Aktif Kullanabilirsiniz. Gelişmiş özellikler, hızlı ve kolay bir gezinti Üyelere Özeldir ! Ziyaretçi Ücretsiz Üyelik Tablodan Kolay Erişim Tablo Linkleri - Yorum Gönderme - Profil Sayfası Oluşturma - Olay Takip Sistemi - Günlük E-Posta Alımı - Sıralama Başlık, Görsel, Yıllık, Aylık, Günlük, Türe Göre - Duyuru Bilgisi - Günlük Yaz - Kendi Tarihte Bugün Sayfanı Oluştur - Geleceğe Mesaj Gönder - Reklamsız İçerik Giriş SEN DE KATIL Sayfa içeriği Murathan Mungan Sözleri Kısa, Murathan Mungan Sözleri Aşk, Murathan Mungan Sözleri Anlamlı, Murathan Mungan Sözleri Facebook, Murathan Mungan Sözleri DamarBu sayfamızda sizlere çok güzel Murathan Mungan sözleri hazırladık. Bu sayfada yer alan bu güzel sözleri sevdiklerinle facebook ya da twitterdan paylaşabilirsiniz. EN GÜZEL MURATHAN MUNGAN SÖZLERİ Dediler ki; yaşından çok daha olgunsun. Evet, dedim. Çünkü hep büyüklük bende kaldı. Murathan Mungan Bazı umutlar başka zamanlarındır… Ardından mırıldandığım şiir. Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe… Zamana derinliğini veren şey birbirimizde sahip olmadığımız özellikleri aramamızdı. Çok sevmenin sevgisizliğine uğradım ben. Bilincin laneti, insanoğlunun uğradığı lanetler içinde en korkuncudur. Aramaktan vazgeç demiyorum, bulmaktan vazgeç. Birçok kadın delirmemek için, kendini ev temizlemeye vurarak delirir. Her suskunluk, bir iç kanamasıdır ilişkilerde… Ne zaman bir düş kursam, ertesi gün hayal kırıklarını topluyorum. Dört tane gerçek dost edin, tabutunu taşısın yeter… Uzak dediğin önce içinde birikir insanın, sonrası yalnızca yoldur. Sürekli geçmişe dönüp bakarsan boynun şarkı, onca film, onca roman ama sevmeye yetmez; herkesin kalbi. Hayatım, içimden geçen cümleler içinde geçti. Azı karar olmadı hiç sevmelerim, hep çoğu zarar dedikleri kadar sevdim… Yalnızsanız, zamanın ve ölümün fazlasıyla farkındasınız. Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek. İnsanların acıları onlar çok konuştukları için uzun sürüyor. Aşk kapıyı çaldığında hemen açma… Bazıları, çocuklar gibi zile basıp kaçıyor. Alçalan insanların yükselen değerlerinden uzak duruyorum. Kendim için büyük bir tehlikeyim artık, ilerliyorum içimdeki yer çatlağı boyunca. İnsan masumiyetini bazen bir başkasının günahıyla bir büyük yazarın dediği gibi, en iyi intikam şekli, kayıtsızlıktır. Yalnız biri olsun isterken, yalnız biri’ oldum istemeden. Kanayan yaralarına, kan dursun diye başka bedenler basarsan, mikrop kaparsın. Kimse çıktığı yolda kendisi kalmaz. Yol insanı başkalaştırır. Takvim düzeni herkes için aynı olsa da, zaman herkesin içinde başka türlü ilerler. Kırık bir kalbi alçıya alırsanız, herkes gelir imzasını atar. Beden dediğin aşka vesile, insan ruhlara aşık olur, sevdikçe başkasını kendinde bulur. Sen bildiğim gibi kalmadın ama ben unuttuğun gibiyim hala. Bir otobüs aşkıydı belki bizimkisi, benim yolum son durak seninkisi müsait bir yer’di… Ne zaman içime biraz fazla baksam yükseklik korkum yalnızca beraber olduklarında değil, ayrıldıklarında da eksiltiyorlardı kadınları. Bazı gecelerin sabahı yoktur yalnızca karanlık olarak kalırlar. Birini adam gibi sevmek; aldanmayı, ağlamayı hatta yalnız kalmayı göze almak demektir. Seninle aramızda bir şey varsa şayet, o da mesafelerdir artık. Aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım dağılıp gitti herkes… İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde. Kimsenin kimsesi yok ki herkesin elmasında kendi diş izleri. Kurşun sesi kadar hızlı geçer yaşamak öyle zordur ki, kurşunu havada, sevgiyi de yürekte tutmak. Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur. Çok gevezelik eden bir toplumduk belki, ama aslında hiç konuşmuyorduk. Sahiden konuşmuyorduk. Birbirimizden kaçırdığımız gözlerimiz; şimdi birbirimizden kaçırdığımız gerçeklerle göz göze…Gümüş sahibi olmayanlar, gümüşün karardığını bilmezler. Onlar gümüşü hep ay kadar parlak sanırlar. Hepimiz sevilmek, beğenilmek, alkışlanmak istiyoruz. Önemli olan eleştiriden yararlanmaktır. Yağan bir kar tanesi gibi; camdan bakınca çok masumsun, yaklaşınca soğuksun, dokunursam; erirsin… Her zaman olduğu ve hepimizin bildiği gibi, bütün gürültülerden sonra geriye yalnızlık kalır. Gelirsen yolum genişler, gelmezsen hayalini severim. Yanmaktan korkmam ben bu aşka, sağ çıktığım yerlerden geldim. Kimdi giden kimdi kalan aslında giden değil kalandır terk eden giden de bu yüzden gitmiştir zaten. Bazı hayaller, boşa çıksalar bile, gücünü yaşanmışlıktan alan hatıralar kadar canlı ve şiddetli hatırlanabilirler. Sana söz hayat! Bundan sonra kimseyi göz çukurlarıma ekip büyümesi için gözyaşı dökmeyeceğim… Ve işte o zaman kırdığın bu kalp, şimdi kırıyor başka kalpleri! Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir birçok şeyi… Aşkın bir yolu vardır, her yaşta başka türlü geçilen. Aşkın bir yolu vardır, her yaşta biraz yazık ki, kadınlar arasında kurulan ittifakların çoğu, ancak başka kadınlar söz konusu olduğunda mümkündür. Değişen durumlara göre bazen çok iyi, bazen çok kötü bulduğum bir medeni halim var; bekârım. Her çocuk sahibi kadın, buna karşılık hayatının en az yarısını öder. Geri kalan yarısındansa artık ne çıkarsa! Şimdi her çeşit kötülüğün, zekâ oyunu; her çeşit aşağılamanın ince alaycılık sanıldığı bir çağa geldik. Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır. Güçlü olmaya benden daha çok ihtiyacın var çünkü haksız olduğunu kalbinin bir yerinde biliyorsun. Bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine bütün hayatını anlatmak istersin. Kimse benim kadar sevmedi diye bağırıyordu adam. Gözlerin geldi aklıma. Gülümsedim, geçtim. Kırılmış bir bardaktan etrafa saçılmış cam parçasıysam, üstüme basmaya çalışanların ayaklarını kanatmak zorundayım. Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden. İkimizde artık bir başkasıyken…Bütün bir geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın, sonra da susarsın. Can kırıkları, cam kırıkları gibi değildir. Öyle süpürünce gitmez; içinde kalır, aklına geldikçe de batar… Sen beni sevmedin ya… Ben de gidip herkesi sevdim ve herkese böldüm kendimi… Herkese az az düştüm… Ve kimseye yetmedim. Sevdiklerimizin hayatına ya erken girer, ya geç kalırız. Bütün aşk dramları da bundan doğar zaten. Bir erkeğin bir kadına söyleyebileceği en güzel söz bir daha ki seveceğim kız, “bizim kızımız olacak” demesidir. Hayat bazılarına mutsuz olmakla, duygusuz olmak arasında bir tercih hakkı tanır, daha fazlasını değil. Anlatabilsem sende neler gördüğümü kimse inanmaz hayal derdi. Bilselerdi sende neler gördüğümü yıllarca hayal görmek isterlerdi. Unutarak ve vedalaşarak geçilen durakların birinde inmemiz gerekir bindiğimiz düşlerden hayat belki başka biri yapar bizi. Beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu olur; çünkü ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır! Dilini çözemediğim ihanet. Gel bir daha bende dene kendini. Ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte. Ne ben yenebiliyorum seni…Her yazı öncelikle bir dil bulmaktır. Dilini bulmuş olmak, bir yazının yarısı eder yalpa için ilginç bir dil bulduğumu düşünüyorum. Kadın dediğin, başına gelenlerin üzüntüsüyle yetinmez, gelebilecek olan bela çeşitlerini de hayal ederek, derdini çoğaltır. Bir tek gece vardır insanın hayatında. Ömür boyu sürer nöbeti. Bu da öyleydi. İyi ol, sağ ol, uzak ol. Ama bir daha görme beni! Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana. Varlığın bana yetmiyorken, yokluğunla avunmak zorundayım! Ya al götür kalanımı. Ya da gel, tamamla eksik kalan yanımı. Hepimiz varoluşumuza bir anlam ararız. Kundak ile kefen arasındaki şeyin adı ömürdür, hayat değil. Hayatı biraz da kendimiz yaparız. Yokluğunda her sabah bozuk bir günaydın atıyorum çocukluğumdan kalma eski kumbarama. Geldiğinde sana güzel bir hoşgeldin almayı planlıyorum. Gece söndürür hayalet olmaya yetmeyenlerin ışığını güçlü olmaya benden daha çok ihtiyacın var çünkü haksız olduğunu kalbinin bir yerinde biliyorsun. Her insan kendi olması karşılığında topluma bir bedel öder. Az ya da çok ama mutlaka bir bedel… Kimse bedelsiz kendi olamaz. Bu bedel çoğu kez yalnızlıktır. Uğruna neler kaybettiğinin hesabını yaparak hiçbir zaferin tadını çıkaramazsın. Bu yüzden nelerden vazgeçmiş olduğumu düşünmem bile! Kazandıklarıma bakarım. Herkes anlamlı anlamlı başını sallıyor. Duygulanmış gibiler, etkilenmiş gibiler, hüzünlenmiş gibiler. Hep gibiler. Hiç kendileri olamıyorlar. Olurlarsa kendilerinden korkuyorlar… Bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde. Bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken. Bazı sözler karanlıkta söylenir bazı sözler hiçbir zaman… Zamanı yıllarla tartanlar yanılırlar hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle hatta çoğu zaman kendiyle bile yaşanır, içini tohuma bırakır… Geçer gider geçmez sandıkların bile… Toplumsal hafıza, yalnızca başarmışların kaydını tutar. Kaybedenlerin hikâyesi hiç saklanmaz. Oysa dünya tarihinin çok önemli bir bölümü kaybedenlerin hikâyelerinde saklıdır. Biliyorum bütün sözler yavan, bütün sözcüklerin içi boşaltılmış, bütün anlamlar kullanılmış, bütün anlar uçucu; kelimeye dökülen her duygu, kendiliğinden soğuk bir klişe oluveriyor; hiç bir sözcük duygularıma da yüreğime de yetmiyor. Huzurluyum. Mutluluk benim için hiçbir zaman önemli olmadı. Daha çok rastlantı gibi yaşadım mutluluğu. Kısa anların hediyesi gibi. Yaşamın karşıma çıkardığı bazı anlar benim için mutluluk demekti, o kadar… Kadınlar esir alındıkları yeri, korundukları yer sanırlar. Kadınlar için hem siper hem sığınaktır mutfak ve her zaman sıcak aile yuvasının içimizi ısıtan sembolü anlamına da gelmez; yaşayan ölüler haline gelmiş kimi kadınların morgudur aynı zamanda. Toprağa verilene kadar bekledikleri yerdir. Mutlaka her durumda vermem gereken bir karşılık bulunması zorunluluğunu hangi yaşlarda, nasıl edindim bilmiyorum. Hiçbir şeyi kesin sessizliklere, belirsizliklere, suskunluk anlarına, boşluğa emanet edememek, gerçek bir iç yükü oysa dünyanın açıklamalarla kolaylaştığını kim söylemiş! Bazen sarhoşken, karanlığın içinde yüksek sesle söylüyorum adını. Ya da birinin kollarındayken, bazen pencereyi açıp, sokaktan geçiyormuşsun gibi ardından sesleniyorum. Hep başkaları bakıyor yukarıya. Ben gülümseyerek “gitti” diyorum, yakalayamadım gitti. 20 Şubat 2006 1347 Murathan Mungan Şiirleri... Murathan Mungan'ın şiirlerine bayılıyorum. Mesela;Olmasa mektubun, Yazdıkların olmasa Kim inanırdı Senle ayrıldığımıza. Sanma unutulur, Kalp ağrısı zamanla Herşeyi unutarak Yaşanır sanma. Neydi bir arada tutan şey ikimizi Birleştiren neydi ellerimizi Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi Sevmek birçok şeyi göze almaktır. Baksana geçmişe, Ne çok anıyla yüklü Nerde o taverna, Nerde sinema Harcanmış zamanla Yeniden yaşanmaz ki; Geç kaldıktan sonra Arama boşa! En Güzel ve Kısa Murathan Mungan Şiirleri Murathan Mungan 21 Nisan 1955 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Mardinli bir ailenin çocuğu olduğu için eserlerinde sıkça Mardin’den bahsetmiştir. Mungan “Sahiyan” isimli şiiri ile birincilik ödülü kazandı. Birçok eser üreten Murathan Mungan, Türk şiirine de çok değerli şiirler kazandırmıştır. Bu içeriğimizde tıpkı Murathan Mungan sözleri içeriğinde olduğu gibi en güzel ve kısa şiirlerini derledik. 1. Kırılgan 2. Gece Nöbeti 3. İstersen Hiç Başlamasın 4. Eskidendi, Çok Eskiden 5. Aşkın Karanlık Metali 6. Adı Dua Olan Sevgilim 7. Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri 8. Bu Ne Biçim Hayat 9. Söyle Bana 10. Ateşte Unutulmuş Ferman 11. İzin 12. Sizden Saklı 13. Sis Çanları 14. Kuzeydeki Pencere 15. Göçebe Murathan Mungan Şiirleri; 1. Kırılgan Kırılgan bir çocuğum ben Yüreğim cam kırığı Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı Saldırgan diyorlar bana Oysa kırılganım ben Gözyaşlarım mücevher Saklıyorum herkesten Ürküyorlar gözümdeki ateşten Ürküyorlar dilimdeki zehirden Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden Diyorlar Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı Bir yanım buz sarayı. 2. Gece Nöbeti erin nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da artık daha az seviyorum seni unutur gibi, ölür gibi daha az yeniden ödetiyorum kendime onca aşkın öğretemediğini kolay değildi yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben kaç acı birden imtihan etti beni bir tek gece vardır insanın hayatında ömür boyu sürer nöbeti bu da öyleydi, iyi ol, sağ ol, uzak ol ama bir daha görme beni. 3. İstersen Hiç Başlamasın İstersen hiç başlamasın Bu hikaye eksik kalsın Onca yaraların ardından Yeni bir aşk yaratamazsın Örselenmiş bir çocukluk İşte benim bütün hikayem Kaç sevda geçse de yüreğimden Bu yıkıntıları onaramazsın İstersen hiç başlamasın Geç kalmışız birbirimize Yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl Dönemeyiz artık ilk gençliğimize İstersen hiç başlamasın Söz verelim kendimize. 4. Eskidendi, Çok Eskiden Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden. Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken... Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden. Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok eskiden. Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden. Şimdi ay usul, yıldızlar eski Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden Geçen geçti, Geçen geçti, Geceyi söndür kalbim Geceler de gençlik gibi eskidendi Şimdi uykusuzluk vakti. Karanlıkta duruyorum aşk vurmasın yüzüme dokunmasın kimse bana kimse ulaşamasin artık tenimin incinen yerlerine... uyanmasın bir daha etimdeki yaralı hayvan zamanın siyah deltasında çürümek istiyorum biliyorum artık kimse yok kimsesizliğime... biliyorum aşka kimse yok aşkın karanlık metali soğuyor yüreğimin derinliklerinde... aşklarım, arkadaşlarım, dostlarım dağılıp gitti herkes içimi sızlatacak kimse kalmadı içimde... 6. Adı Dua Olan Sevgilim Yedi rekât günah kıldım bedeninde Dizlerinde yedi zikir secdeye vardım İhmalin uzak meleğine teninde aldandım Yapayalnızdım kendi kalabalığım içinde Tarih kadar yalnız, aşka âşina, acıya unutkandım Er yüzlerde tavaf ettim bunca yıl kalb evini Kırk yemin kurutmuştur sanırken içimin pınarlarını İnanmadığım Allah'a Senin yüzünde inandım Adı dua olan sevgilim Yandım yandım yandım Sessizliğe borcum var birkaç kelime, Sessizliğe borcum var birkaç feryat, Sessizliğe borcum var birkaç çığlık, Sustum, yıllarca sustum kan içinde Ödeyemedim borcumu onca şiirle Adı dua olan sevgilim Yandı ruhumun gömleği Yedi deryalar içinde Aştım aştım aştım Aslında sen yoktun Yalnızca bir duayı sevdim ben Varlığın yalanımdı Aşktım aşktın aşktı Geçti gitti hepsi Geçti gitti işte Dudaklarım kilitli Yasin yasin yasin Çok şükür ölmeden Son duamı ettim ben Allah beni tek etti Kendi dağımı kazdım defterime Gün geldi burdan da gittim 7. Ayaküstü Yaşanmış Ölümsüz Aşk Hikayeleri 1. bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum, bildiğim ancak aşıkken var olduğum... işte bu yüzden, benim için aşık olmak; çoktandır hasretine katlandığım yokluğum. 'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, ' demiş La Rochefoucauld benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum... 2. her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim bir bakıştan, bir duruştan, çağrışımın sonsuz hızından unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda. belki de yaşanabilecek en güzel serüveni terk edeceğim daha otobüsün ilk basamağında. kim bilebilir ki? sonrayı, sonrasını kim bilebilir? gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim otobüs camına bağrında bir ok ile bir aşk levhası çizecek, ah min-el! bu da ötekiler gibi, kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden yaşayıp gidecek.. 8. Bu Ne Biçim Hayat Bu ne biçim Postacı Üç defa çalıyor kapıyı Bu ne biçim kel Hem merhemi var Hem sürmüyor başına Bu ne biçim biçimler İstediğiniz kadar çoğaltılabilir Memleket çok müsait buna Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya Bir baktım Fahriye Abla! Kırk yıllık bir rötar yapmış Erzincan Treni Ben gelmişim şu yaşıma O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha Benimki ne biçim hayat Uymuyor ne gördüklerime ne duyduklarıma ne okuduklarıma Ben ne biçim benim Ne kendime benziyorum Ne başkalarına 9. Söyle Bana Her takvime üç beş ömür bahtımızın bilmecesini bölüştürdük çabuk düşen yapraklara her sey niye bu kadar çok zaman alıyor? niye? ne çabuk geldik bu soruyu derin bir iç sızısıyla soracak yaşa ölüm karşısında kazanılabakış derinliği niye yitirildi yaşamda? Eski bir fotoğrafa bakıyordum Bu sorular beni yokladığında Fotoğrafta sen de varsın Bak ve söyle bana 10. Ateşte Unutulmuş Ferman herkes kendi ateşini başkasının cehenneminde sınar kendi külünde söner bütün rüzgârlarına yazıldığın akşam ateş tadında kum tadında kalarak derinleştirir bazı ayrılıkları zaman al ağrını git buradan en uzun eylülü ömrümüzün uyutmuyor seni ne kömürleşmiş bu gurur ne göğsündeki kaplan seçilmiş taş milyonlarca taş arasından başını vurduğun çok gençti genç olmak için bile kendi zamanına muhtaç kendiyle dalgın daha yolun başında görülüyordu menzilindeki noksan ömrünce sızlayacak kayıplar sarayında ateşte unuttuğun ferman 11. İzin Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin, derdi Öğretmenim. Bunca yıl, bunca yol, bunca hayat ve kitaptan sonra bütün kelimelerin altını çiziyorum -Öğretmenim, artık izin istiyorum. 12. Sizden Saklı Gelmediniz, ben hep sizi bekledim Eksilen yanlarımla Sizden saklı eskidim. Her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için Gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey Yalnızca ufuklar yeniledim Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk Her sevgiliyle biraz daha Biraz daha sizden saklı eskidim. 13. Sis Çanları ağır yol, uzak yapılar yaklaşmak için yaklaşık tanımlar onlarla çıktık yola yollarda kaldık sis bastı her yanı tutukluk çeken silahlar gibi sözcükler, fısıltılar, mırıldanışlar eksilerek vardık bir yapıya O mu, değil mi? Kim bilebilir şimdi kılavuzlar şehit şehitler hain gözlerimiz karanlık bir pusuda çoğumuz büyümüş, kimimiz ölmüş kendimiz bile tanıdık değiliz artık gözümüzden silinen düşün sabahında önümüzde açılan yeni bir uzay Şimdiki Zamana ait bomboş ve ölü anlar ne başka yer ne başka zaman bizler için hala biryerlerde çalınan sis çanları var belki bir gün buluşur diye aynı ormanda kaybolan çocuklar 14. Kuzeydeki Pencere kokladığın gülün kokusu kalmış sende bıraktığın denizin tuzu geçtiğin iklimlerin masalı sinmiş üstüne kuzeydeki pencere açık göçebe bin bir gece sözcükler sökülmüş bir anıyı ne kadar tamamlayabilirse bir andır eski defterlerin güneşinden vurur yüzüne yazsam olmaz dersin kimi zaman sırf bunun için yazmaya değerse de kuzeydeki pencereyi açarken yere düşen defterden görünür eksik kule, yırtık nehir sımsıkı kapatmış olsak da bizi ürperten anıları hayatımızın eski defter ya da kuzeydeki pencere 15. Göçebe Birbirinde arınan iki nehir gibi Birbirimizden geçerek Çıktığımız açıklık Ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize Uçurum içini çekiyordu Orman fısıldıyordu Kumlarını silkeleyen göçebe bedenin Yeniden düşüyordu yola Görünmezin atlarıyla uzaklaşıyordun Erkekliğin sütünü bıraktığın Tuzlu dudaklarım Ardından bi şiiri mırıldanıyordu sana Uçurum, orman, ay ve bedenindeki birkaç işaretle Zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece Ardından mırıldandığım şiir Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe Nazım Hikmet, Cahit Sıtkı Tarancı, Cemal Süreya başta olmak üzere ünlü şairlerimizin dostluk alıntılı şiirlerini derledik. 1. Nazım Hikmet – Dostluk Türk Edebiyatı’nın en önemli şairlerinden Nazım Hikmet 15 Ocak 1902 – 3 Haziran 1963 ile ilgili hazırladığımız diğer yazıları da okumanızı öneriyoruz. Nazım Hikmet’e Aşklarıyla İlham Vermiş 12 Özel Kadın Nazım Hikmet’ten 6 Özel İnsana 6 Özel Şiir Nazım Hikmet’in Aşk Şiirleri Nazım Hikmet’ten Piraye’ye Aşk Dolu 20 Mektup Nazım Hikmet’in 25 Unutulmaz Şiirinden Enfes Alıntılar Ian Berry – İngiltere, 1974 Biz haber etmeden haberimizi alırsın, yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin. Gözümüzün dilinden anlar, elimizin sırrını bilirsin. Namuslu bir kitap gibi güler, alnımızın terini silersin. O gider, bu gider, şu gider, Dostluk, sen yanı başımızda kalırsın 2. Cahit Sıtkı Tarancı – İmkansız Dostluk Cahit Sıtkı Tarancı Hayatı ve Eserleri Henri Cartier-Bresson Değil kardeşim, dal yeşil değil, gök mavi değil, Bilsen! Ben hangi alemdeyim, sen hangi alemde! Aklından geçer mi dersin aklımdan geçen şeyler? Sanmam! Yıldız ve rüzgar payımız müsavi değil; Sen kendi gecende gidersin, ben kendi gecemde; Vazgeç kardeşim, ayrıdır bindiğimiz gemiler! 3. Cemal Süreya – Dostluk İçin Düzyazı İkinci Yeni’nin önemli şairlerinden Cemal Süreya’nın 1931 – 9 Ocak 1990 şiirlerini derlediğimiz yazılarımızı da okumanızı öneriyoruz. Cemal Süreya Şiirlerinden Aşk Sözleri Cemal Süreya’nın 15 Şiirinden Etkileyici Sözler Dennis Stock – Paris, 1958 Erkekler arasındaki dostluklarda Av anlaşması da var. Kadınlar arasındaki dostluklar… Siyah ve yer yer yıldız ışınlı Bir kumaşın arkasında Usulca dönen bir çiçek düşünürüm. 4. Ahmet Telli – Unutma Dostumsun Bruno Barbey – Roma, 1964 Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim! 5. Bedri Rahmi Eyüboğlu – Dostluğumuz Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Resimleri, Şiirleri ve Hayatı Leonard Freed – Floransa, 1958 Dostluk dediğin güzel bir kitap Hava gibi Su gibi Ekmek gibi Vazgeçilmez bir tad Sonuna kadar dayanmak şart Dostluk dediğin eşsiz bir kitap Sevmediğin sayfaları varsa atla Sayfayı kökünden yırtmak şart mı 6. Sait Faik Abasıyanık – Karlı Hava Sait Faik Abasıyanık’ın En Güzel Hikayelerinden Alıntılar Bruce Davidson – New York, 1992 Sana dostluğumu içimden söküp Bahçene dikmeliyim. Meyvalar bol meyvalar, Yaz akşamları terleyen sürahilerdeki sular. Burada; içimin sökülmüş, kurt üşüşmüş fidanlığında Düşmanlıklarımın, hasetlerimin ve namussuzluğun Sarışın, acı yeşil ağaçlarında Zehir gibi bir kış akşamı Poyrazdan masun bir kulübe göreceksin Azizim sen, uzun bir yolculuğa çıkmışsın Tipi birdenbire bastırmış uzaklardan mavi fenerli bir araba geçmiş Yakınlarda at kişnemiş Bir süvari; şarkısını birdenbire kesip Yıldırım gibi uzaklaşmış Ova; alabildiğine uzak, göz alabildiğine düzlük. 7. Cahit Külebi – Dost Cahit Külebi’nin 20 Şiirinden Şahane Alıntılar isimli yazımızda daha fazla Cahit Külebi şiiri bulabilirsiniz. Peter Marlow – Liverpool, 1985 Bir gece habersiz bize gel Merdivenler gıcırdamasın, Öyle yorgunum ki hiç sorma Sen halimden anlarsın. Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın. Mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız Dokunarak uçalım. 8. Behçet Necatigil – Dost Behçet Necatigil’in 15 Şiiri isimli yazımızı da okumanızı öneriyoruz. Sergio Larrain – Londra, 1959 Dostumdu önceleri, Göz nurunu kitaplara dökmek varken Avare gezerdi caddelerde. Dünya böyledir zaten, Kadın olmasın ara yerde! Bir varmış, bir yokmuş aramızdaki dostluk. Kızına kıl kadar olsun göz koysaydım, Derdim buydu korktuğu. Odama uğramaz oldu, semtimden geçmez; Oysa bir ben vardım içli dışlı olduğu. 9. Ahmet Kutsi Tecer – Dost Yüzü Ara Güler – Aphrodisias, 1958 Allahım, ne güzel şey bu dost yüzü! İnsanın kalbine dolan bu bakış! Ey çorak ruhlara veren bu süsü, Ey gönül, sana alkış, alkış, alkış! Gel dostum, yanıma otur, dizime Koy sıcak başını. Konuşmayalım, Bakışalım yalnız. Ama sen yine Cevap ver Sevdin mi beni bakalım? 10. Haydar Ergülen – Dostluk Üzerine Henri Cartier-Bresson – Lizbon, 1955 Kalbindeki cama bir taş değer, dosttandır kırılınca anlaşılır kalbin camdan olduğu kalbin bahçesinde bir gül solar, dosttandır dostun varsa taşı güle sayarlar, akşamı güne dostum varsa sözümü şiire sayarlar, beni şaire dostum var, öyleyse ölebilirim bile! 11. Murathan Mungan – Uzun Yolları Da Göze Alabilen Bir Dostluk Murathan Mungan’ın En Güzel 20 Şiiri isimli yazımızı da okumanızı öneriyoruz. Constantine Manos – Boston, 1974 Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir. her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir 12. İsmet Özel – Karlı Bir Gecede Bir Dostu Uyandırmak Jonas Bendiksen – Türkiye, 2013 İnsanları hummalı baharlar olarak tanımlamak ve bu yüzden göğsümde dakikalar ince parmaklar halinde geziniyor konvoylar geçiyor meşelikler arasından bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına ölümden anlayanı ciddi bir yaprak unutulacak diyorum, iyice unutulsun neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak. 13. Ümit Yaşar Oğuzcan – Dost Bildiklerim Jean Gaumy – Bilbao, 1982 Nerede o sözlere kandığım günler? Her gülen yüzü dost sandığım günler; Acıdan kahrolup yandığım günler Ta canıma yetti dost bildiklerim. Meydana çıkalı asıl çehreler Aydınlanmaz oldu artık geceler Yalanlar tükendi, indi maskeler Birer birer bitti dost bildiklerim.

doğum günü şiiri murathan mungan